Rastgele Sözler

Söz Arşivi


Sevgili kullanıcılarımız, sizler için birbirinden Komik Cem Yılmaz Sözleri bulduk, buluşturduk ve bir araya getirdik. İşte En Güzel Cem Yılmaz Sözleri sizlerle;

- Nefret, çaresizlerin tek silahıdır. Çünkü silah olarak beyin taşımak bunlara ağır gelir.

- içerken araba kullanmayın.bir yere çarparsınız biranız dökülür.

- Bir fil elektrik direğinden daha yükseğe zıplayabilir mi? Elektrik direği zıplayamaz ki.

- ben en çok kendimden özür dilerim. çünkü; bana çok yanlış yaptım.

- Selam! Ben Aydan Şener. Hadi yaa. Ben de dünyadan Neil Armstrong.

- Bende şeytan tüyü yok, epilasyonla aldırdım.

- Hayatım boyunca kararsız biri oldum ama artık emin değilim.

- Annesi de 'oğlum hiç saç ıslatılmadan şampuanlanır mı?' deyince.

- Hakan yarın ki maçta forma giyemeyecek. Çıplak oynayacak.

- eğer turist sezonundaysak, neden turist avlamıyoruz.

- Soğuk savaştan sıcak savaşa geçiverdik bir anda. Dünya çatlamasa bari.

- Eğer turist sezonundaysak, neden onları avlayamıyoruz?

- Son gülen sen olacaksın. Çünkü geç anlıyorsun.

- abi beni neden anlamıyorsun. sende idrak yolları enfeksiyonu mu var.

- İçerken araba kullanmayın. Bir yere çarparsanız biranız dökülür.

- Bu tüp bebek hatalı; hep gaz kaçırıyor.

- Yes abicim. Türkçe eğitime benden de okey!

- Sizde bit şampuanı var mı? Kirlendi hayvancıklar.

- her aşk bitki isimleriyle başlar, hayvan isimleriyle biter.

- Yarın yapabileceğin bir şeyi, Asla bügünden yapma.

- Abi Yanar dönerli gelcekti daha!

- asansör bozuk. en yakın asansör yan binadadır.

- 1959'da içilen kahvelerin hatırı doldu, duyurulur.

- Selam! Ben Aydan Şener. Ben de dünyadan Neil Armstrong.

- Çocuğun biri bir gün kafasını ıslatmadan yıkamaya başlamış.

- Şiddete karşı savaş açın, şiddet yanlılarını kurşunlayın.

- Beşbinkere söyledim; abartmayı bırak.

- Demokrasi, seks gibidir. İyisi de, kötüsü de 'iyi' dir.

- karımı okadar çok seviyorum ki, eskimesin diye başkalarının karılarını kullanıyorum.

- Cocuk: ama anne bu şampuanda kuru saçlar için yazıyor.

- yarın yapabileceğin şeyi, asla bugünden yapma.

- Yazılıdan sıfır aldım ama, önemli olan katılmaktı.

- Hırsızlık yapmayın, Hükümet rekabetten hoşlanmaz.

- sık sık ameliyt olun, içiniz açılır.

- soğuk savaştan sıcak şavaşa geçiverdik bir anda. dünya çatlamasa bari.

- Ey yükselen yeni nesil! İn ulan aşağı!

- İnsanlık bugün de para karşısında değer kaybetti.

- anasını sayatım. beyni yok fikri var.

- Gençliğim acı veriyordu. Ameliyatla aldırdım.

- bu tüp bebek hatalı, hep gaz kaçırıyor.

- Asansor bozuk. En yakın asansör karşı binadadır.

- İlahi Azrail, sen adamı öldürürsün.

- Sık sık ameliyat olun, içiniz açılır.

- Mesela Kova'lara 'Akarken doldurun' Yengeçlere 'Kabuğunuzu kırın.

- küçükken ailemi vejeteryan sanardım. meğer fakirmişiz.

- ey yükselen yeni nesil, in ulan aşağı.

- son gülen sen olacaksın, çünkü sen geç anlıyosun.

- Bir dakika bir telefon geldi.ne, Mars'ta su mu varmış. Kuyu suyudur o abi.

- madem ki dünya bir hiç, gece de iç, gündüz de iç.

- Şiddete karşı savaş açın, şiddet yanlılarını kurşunlayın.

- Oğlumun adını mafya koydum, artık ben de mafya babasıyım.

- Nazar etme noolur yoksa seninde Mezon.

- Ölüm korkusu sürekli değil, mezarda biten geçici bir duygudur.

- Sizde bir şampuanı var mı? Kirlendi hayvancıklar.

- Size yapılmasını istemediğiniz şeyi başkasına yapın. Çok zevkli oluyor.

- Her aşk bitki isimleri ile başlar, hayvan isimleri ile biter.

- insanlık bugun de para karşısında değer kaybetti.

- Babam derdi ki hep; Oğlum ne yap, ne et; elalemi bize güldürme.

- 1959'da içilen kahvelerin hatırı doldu,duyurulur.

- Karımı o kadar seviyorum ki eskimesin diye başkalarının karılarını kullanıyorum.

- Son gülen sen olacaksın. Çünkü geç anlıyorsun.

- Nefes kesen bir roman yazdım. Tüm okurlarım öldü.

- Karınızla aranızdaki ortak yan ne? Aynı günde evlendik.

- Hırsızlık yapmayın hükümet rekabeti sevmez.

- Size yapılmasını istemediğiniz şeyleri başkalarına yapın, çok zevkli.

- Aranızda yogaya yazılanlar mutlaka vardır, aslında onlar size yazıldı haberiniz yok.

- Gülmek bir lükstür, su ekmek gibi değildir. Güldürene de hürmet edilsin isterim.

- Ben insanların inancını bilemem, istersen krem peynire tap, banane!

- Babam dedi ki: Oğlum bizi elaleme güldürmeyin.

- Bu çocuk olmamış yapamamışsınız.

- Sahnede alkışlanmak beni biraz şaşırtır. Her şey bilete dahil diyorum. Her işini yapanı alkışlıyormuş gibi beni de alkışlaman benim zoruma gider. / Cem Yılmaz

- İlk sahneye çıktığımda mesajım vardı, dedim ki; 'iki saatimiz var gülelim öleceğiz çünkü'. Kimse ciddiye almadı. Orada anladım ki komedyen yalancı çobanmış. / Cem Yılmaz

- Revir nedir biliyor musun? Tıbbın geldiği son nokta. Hatta tıbbı geçiyorsun, ileride camiinin karşısında. / Cem Yılmaz

- Ölüm çok ciddi bir şey, bazen bana 'daha ciddi şeylere değinin' diyenler var, ölümden daha ciddi ne olabilir ki? Pamuğu tıktılar güle güle. / Cem Yılmaz

- Yalancı yalanı söyleyemeyene denir. Yalan söyleyebilen adama yalancı diyemezsin. Çünkü söyleyebilmiştir. Geçti mi filtreden? / Cem Yılmaz

- Çocuğun biri bir gün kafasını ıslatmadan yıkamaya başlamış. Annesi de 'oğlum hiç saç ıslatılmadan şampuanlanır mı?' deyince çocuk: ama anne bu şampuanda kuru saçlar için yazıyor. / Cem Yılmaz

- AIDS virusu de, Ebola virusu de maymun patentli. Maymundan gelip gelmediğimiz belli değil ama, Maymundan gideceğimiz kesin. / Cem Yılmaz

- Reenkarnasyona inanan varsa çok üzülüyorum,beni dini bir kişilik olarak algılamayın ama reenkarnasyon yok,valla yok. / Cem Yılmaz

- Gülhane Askeri Tıp Akademisi, GATA! Yani adını duyduğun anda tedavi görmüş olman lazım. / Cem Yılmaz

- o kadar oku uğraş, bilim adamı ol. nasada çalış. sonuç ne ay'da yürümüş.ulan sen dünyada da yürüyodun. / Cem Yılmaz

- Artist cenazesi diye birşey var, Teşvikiye Camii'nden kalkar, gözlüğü olmayan giremez. / Cem Yılmaz

- Adamın biri eczaneye sinek ilacı almaya gitmiş. Eczacı ona 'sineğinizin nesi var acaba' demiş. / Cem Yılmaz

- Temel Fransa'ya gitmiş. Tabelada Fransa yazıyormuş. O da ' Aaaa. burayı da mı Sabancı aldı' demiş. / Cem Yılmaz

- Tanrım! Kendim için bir şey istemiyorum. Yalnızca anneme paralı ve güzel bir gelin nasip et! / Cem Yılmaz

- o sınava bende girdim, iğrenç sınava.yerleştirme sınavı, adı biraz enteresan. yani bi insan maksadını bu kadar belli eder mi? / Cem Yılmaz

- Ben hiçbir zaman para için birşey yapmadım. Birşey yaptım para etti ona birşey diyemem. / Cem Yılmaz

- İnkar etmek boşuna, yokluğun var, varlığın yok. Aklımdan çıkmaman güzel, ama hep böyle olmaz; hiç gelmezsen, hep özleyemem ki. / Cem Yılmaz

- temel bir gün fransaya gitmiş. tabelada fransa yazıyormus. o da 'aa burayı da mı sabancı aldı?' demiş. / Cem Yılmaz

İlginizi çekeceğini düşündüğümüz Ruh Halim Sözleri adlı yazımıza göz atabilirsiniz.

Sevgili kullanıcılarımız, sizler için birbirinden Anlamlı Özdemir Asaf Sözleri bulduk, buluşturduk ve bir araya getirdik. İşte Özdemir Asaf Kısa ve Uzun Aşk Sözleri sizlerle;

Sevgili kullanıcılarımız, sizler için birbirinden Anlamlı Özdemir Asaf Sözleri bulduk, buluşturduk ve bir araya getirdik. İşte Özdemir Asaf Kısa ve Uzun Aşk Sözleri sizlerle.
- Ölünceye kadar seni bekleyecekmiş, sersem. Beni seni beklerken ölmem ki. Beklersem.

- Tek kişilik miydi ki bu şehir? Sen gidince bomboş kaldı.

- İmkânsızları yaşamak mıdır sevmek, yoksa severken imkânsız mıdır yaşayabilmek?

- Beni öyle bir yalana inandır ki ömrümce sürsün doğruluğu.

- Benim sevdam ulu çam gibidir. Ne güzde yaprak döker, nede kışta boyun büker.

- Oysa ne çok ağladım ben bir damla yaş dökmeden.

- Kim bilir kaç kişi ayrı yataklarda, birbirine sarılarak uyuyordur.

- Aşk; iki kişinin sokak kavgasına benzer, çünkü ayıran hep bir yabancıdır.

- Bir sevgiyi anlamak, bir yaşam harcamaktır. Harcayacaksın!

- Ne para istiyorum ne de pul. Tek bir istediğim var, o da yalansız bir kul.

- Benim en sevdiğim Söz, senden duyduğum bendir.

- Sil ağzının kenarını, yine gülüşünden cennet akıyor.

- Herkes fazlasıyla sevmiş, ben eksikleriyle de sevdim oysa.

- Yalnızlık paylaşılmaz, paylaşılsa yalnızlık olmaz.

- İnsanın büyüdükçe mi artıyor dertleri , yoksa insan büyüdükçe mi anlıyor gerçekleri?

- Şu hayvan o kadar vahşî ki. Onun üstesinden ancak insan gelebilir..

- Dost gerçekleri, düşman işine geleni. Deli ağzına geleni. Aşık içinden geçeni söylermiş.

- Ben sevmekten hiç borçlu çıkmadım.

- Kirli ellerimiz daha temiz, temiz elli kirli gönüllerden. Ne dersiniz?

- İki tür nokta var ; biri önüne ve ardına bakar , biri ardına bakmaz ardını noktalar.

- Bir sevgiyi anlamak, bir yaşam harcamaktır. Harcayacaksın!

- Gerçek değer; gelmesi boşluk dolduran değil gitmesi boşluk yaratan.

- Bekle deseydin, gelmeyeceğini bilsem bile beklerdim.

- Aşk; iki kişinin sokak kavgasına benzer, çünkü ayıran hep bir yabancıdır.

- Artık benim mutluluk denen bir kavramım olmayacak. Daha mutsuz olmamak için.

- Mutlu edemeyeceksen, meşgul de etmeyeceksin.

- Gelmen bir iyiliktir diyecektim. Kapıyı hep başkaları açtı.

- Boşuna yorulma gönül, sadece sevmek yetmiyor.

- Bütün renkler aynı hızla kirleniyordu, birinciliği beyaza verdiler.

- Ağzında yalan varken konuşma!

- Bir gün benden şikâyet ettiğin ne varsa, özleyeceksin!

- Madem yalandı her şey, bıraksaydın öyle kalsaydı. Bana son yalanın “bende sevdim” olsaydı.

- İnsan parasını kaybedince fakir, özgürlüğünü kaybedince esir, aşkını kaybedince şair olurmuş.

- Düşümde aşk ile karşılaştım. İnsanı arıyordu. Uyandım, insan ile karşılaştım. Aşkı arıyordu.

- Adının üstüne anılar koyma sen mezar değilsin. Anılar adının ardından gelsin sen duvar değilsin.

- Madem yalandı her şey, bıraksaydın öyle kalsaydı. Bana son yalanın “ben de sevdim” olsaydı.

- İyi geceler canım derdin. Gecenin iyiliğinden çok, canın olma düşüncesi yeşerir dururdu içimde.

- Yazarın dilini sevmesi yeter. Şairin dilini sevmesi yetmez, ona saygılı olmalıdır ve de tutkun.

- İnsanı bedenen ameliyat etmek için bayıltmak gerekir, ruhen ameliyat etmek için ise ayıltmak.

- Onun güzelliğini herkes görüyorsa o bence az güzeldir. Herkes biliyorsa o bence hiç güzel değildir.

- İyi geceler canım derdin. Gecenin iyiliğinden çok, canın olma düşüncesi yeşerir dururdu içimde. Ben yürümeye başlayınca denizlerin üstünde karalarda koşanlar durup bana baktılar.

- Bekle dedi, bekle dedi gitti ben beklemedim, o da gelmedi. Ölüm gibi bir şey oldu ama kimse ölmedi.

- Yaşamak, ilkin sevgi ile sevmek ile başlar, doğumla, doğmakla değil. Yaşam da sevgisizlikle biter, ölümle, ölmekle değil…

- Dünyanın nüfusu ikiye bölünüyor. Yarısı sen oluyorsun, yarısı ben. Sonra ikimiz bir bütün oluyoruz, kimseye sezdirmeden…

- İnsanlar gelmeleriyle boşluk dolduranları severler, gitmeleriyle boşluk yaratanlara aşık olurlar. Dün sabaha karşı kendimle konuştum. Ben hep kendime çıkan bir yokuştum. Yokuşun başında bir düşman vardı. Onu vurmaya gittim ve kendimle vuruştum.

- Onun güzelliğini yalnız ben görüyorsam bu sevgidir. Yalnız ben biliyorsam bu aşktır. Hiç kimse görmüyorsa bu yalnızlıktır.

- Kaçmak istedikçe sana yakalanıyorum. Söndürmek istedikçe sana yanıyorum. Yenildim işte! Yine de seviyorum.

- Aşk; görmekten çok özlemeyi sever, dokunmaktan çok düşlemeyi. Ve aşk öyle haindir ki; nerede imkansız varsa gider onu sever.

- Gelecekse beklenen, beklemek güzeldir. Özleyecekse özlenen, özlemek güzeldir. Ve sevecekse sevilen; o hayat her şeye bedeldir.

- Aynı günde dört mevsime şahit olmak gibi bir şey bu. Önce özlüyor, sonra ağlıyor. Akşamları küsüyor, geceleri çok seviyorum.

- Bana yaşadığın şehrin kapılarını aç. Başka şehirleri özleyelim orada seninle. Bu evler, bu sokaklar, bu meydanlar ikimize yetmez...

- Kendini bir şeye bölmesini bil. Bilmezsen, bir şeyi bilmesini bil. Onu da bilmezsen, anlatıyorum olan oluvermez, ölmesini bil.

- Ne zaman nereye gitmedimse, hiç kimseyi de incitmesem de, konular birikti kendiliğinden; ben ne kadar biriktirmesem de.

- Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın. Bu yılan doğadaki yılandır, toplumdaki değil. Yanlış anlaşılıyor.

- Önce büyük büyük düşündüm sonra büyük büyük yaşadım ne varsa onlar aldı şimdi bana küçük bir ölüm kaldı.

- Ağlamak unutmak kadar kolaydır inan. Sevin ağlayabiliyorsan. Sevin ağlıyorsan. Gül ağlayabiliyorum diye, gül ağlıyorum diye sana bir şey yapamam ağlayamıyorsan.

- Kolay mıdır bir anda her şeyden vazgeçip gitmek, Yoksa her şeye rağmen gitmekten vazgeçip sevmek mi gerek ?

- Yanına kadar koştuktan sonra, bir adım daha atamayacaksan eğer; oraya kadar sakın koşma. Sana değil, bekleyene yazık olur.

- Bir kadının alnı dudaklarından daha değerlidir çünkü dudaklarından dökülecek olan ‘seni seviyorum’ Sözü, önceden alnına yazılmıştır.

- Son isteğin nedir? Sorusu çok çok kolaydır, ilk isteğin nedir? Sorusundan. Çünkü o soruyu kimse kimseye soramadı korkusundan.

- Beni benden çıkardınız beni benden aldınız. Göz görmeye görmeye bir uzağa bıraktınız. Kendime dönmeye artık çok geç.

- İyi geceler canım derdin. Gecenin iyiliğinden çok, canın olma düşüncesi yeşerir dururdu içimde. Ben yürümeye başlayınca denizlerin üstünde karalarda koşanlar durup bana baktılar. Ben de gittim sığınacağım adaları birer birer batırdım.

- Konuşmak susmanın kokusudur. Ya sus-git, ya konuş-gel, ortalarda kalma. Yalan korkaklığın tortusudur. Dürüst kaba ol, eğreti saygılı olma.

- Küçükken hayvanlarla konuşabilsem ne ilginç olurdu diye düşünürdüm. Meğer yıllardır iletişim kurabildiğim bir sürü hayvan varmış.

- Ne zaman nereye gitmedimse, hiç kimseyi de incitmesem de, konular birikti kendiliğinden; ben ne kadar biriktirmesem de.

- Ölebilirim bu genç yaşımda, en güzel şiirlerimi söylemeden götürebilirim. Şimdi kavak yelleri esiyorken başımda, sevgilim, seni bir akşamüstü düşündürebilirim.

- Bazen dayanmaktır sevmek; hayat nereden vurursa vursun ayakta durabilmek. Bazen yaşamaktır sevmek; soluksuz ciğer gibi sevgisiz kalbin duracağını bilmek. Bazen ağırdır sevmek; sevdiğine layık olabilmek. Ve bazen hayattır sevmek; birini çok uzaktayken bile, yüreğinde taşıyabilmek.

- Aşk; görmekten çok özlemeyi sever, dokunmaktan çok düşlemeyi ve aşk öyle haindir ki; nerde imkansız varsa gider onu sever.

- Gelecekse beklenen, beklemek güzeldir. Özleyecekse özlenen, özlemek güzeldir. Ve sevecekse sevilen; o hayat her şeye bedeldir.

- Ne an yaklaştımsa ittiniz ve ne zaman geldimse gittiniz. Siz hep büyük ve önce idiniz gerçekten öyle oldu önce siz bittiniz.

- Kime sorsam, “Ben senin mutluluğunu istiyorum” dedi. Ne kastınız vardı mutluluğuma, anlamadım gitti.

- Kolay mıdır bir anda her şeyden vazgeçip gitmek, yoksa her şeye rağmen gitmekten vazgeçip sevmek mi gerek?

- Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın. Bu yılan doğadaki yılandır, toplumdaki değil. Yanlış anlaşılıyor.

İlginizi çekeceğini düşündüğümüz Elif Şafak Sözleri adlı yazımıza göz atabilirsiniz.

Sevgili kullanıcılarımız, sizler için birbirinden Anlamlı Elif Şafak Sözleri bulduk, buluşturduk ve bir araya getirdik. İşte Elif Şafak Kısa ve Uzun Aşk Sözleri sizlerle;

Sevgili kullanıcılarımız, sizler için birbirinden Anlamlı Elif Şafak Sözleri bulduk, buluşturduk ve bir araya getirdik. İşte Elif Şafak Kısa ve Uzun Aşk Sözleri sizlerle.
- Kitap hâlâ kutsal benim için… Kelime hâlâ mühim ve harf hâlâ muamma.

- Aşk sonradan gelmez hiçbir zaman. Varsa vardır, o kadar.

- Ve bir ayetin sıcaklığı sarıyor yüreğimi; Allah sabredenle beraberdir.

- Ölüm sahiciliğini yitiriyor kayıplar istatistiklere, çatışmalar haberlere dönüştüğünde.

- Senin için değildi yaptığım onca şey, sadece sen zannettiğim kişi içindi.

- Modern aşk istemem telaşdan başka ne ki,  ilkel aşk isterim aşkın en ilkel halini.

- Bir: Güçlü kuvettli bir şey seni sıkı sıkı tutmaktayken dahi düşebilirsin.

- Tehlike insanın en az beklediği yerden gelir.

- Belki aşk sevgiliyi kazanmayı değil, onda kendini kaybetmeyi gerektirir.

- İnsan doğası böyle işte, en çok nefret ettiklerimiz en fazla sevdiklerimiz oluyor hep.

- Belki de bir illetti aşk; insana hayat verse, ruhunu şenlendirse de bir marazdı yine de.

- En sahici dostluklar ortak varlıklar üzerine değil, ortak yoksunluklar üzerine kurulanlardır.

- Aşk diye bir şey yaşıyorum. Ne tek taraflı demeye dilim var, ne de karşılıklı olduğuna ispatım.

- Zaten aşk dediğin, ardında ne olduğuna kimsenin akıl sır erdiremediği kadife bir esrar perdesidir.

- Yalnızlık onca saçın arasında beyaz bir saç teli gibi. Çektikçe çoğalıyor, çoğaldıkça arsızlaşıyor.

- Haddini aşmamak, kalp kırmamaktır edep. Dedikodudan, haksızlıktan ve ithamdan uzak durmaktır edep. Eyvallah kelimesi üzerine kafa yormaktır. Bilmediğin konuda susmak, bildiğin konuda ahkâm kesmemektir edep. İnsan ayrımı yapmamaktır. Aşırılığa gitmemektir.

- Aynalar şehrine geldim çünkü benim hikâyemin önünü, benden evvel kaleme alınmış bir başka hikâye tıkıyor. Aynalar şehrindeyim çünkü bir kez şu bendi yıkabilsem sular çağlayacak, deli deli akacak; hissediyorum.

- Akla kara ayrılsın diyedir bu ölümüne sevgi tekliflerimiz, yoksa biz hangi yürek kaç para eder ta baştan biliriz. Kantara vuruyorsak sevgilinin aşkını, yalanını kendi görsün diyedir.

- Baykuş; kanarya beslermiş amcalar, teyzeler. Kumruları sever, kartalları över, güvercinleri uçurur, kargaları kovar, papağanları konuştururlarmış. Oysa çocuk baykuşları severmiş. “Uğursuz kuş o. İsmini anma, damına çağırma.” Dermiş teyzeler, amcalar. Uğursuz kuşmuş baykuş; gece gördüğü, geceyi gördüğü için.

- Uzaklaşırsın. Yol seni nereye götürürse. Yazı seni nereye sürüklerse. Burnunda bir sizi. Ne de olsa her yolculuk geri dönememe ihtimalini taşır bağrında.

- Bir anın doğması için, bir anın ölmesi gerekir. Yeni bir “ben” için eski bir ben’in kuruyup solması gibi…

- Şimdi tek istediğim nefes alabilmek, ötesinde yok gözüm. Kaçmak da mümkün buradan elbette ama benim istediğim kaçmak değil ki. Ne varmayı arzuladığım bir öte diyar, ne de bir yerlerde bıraktığım kayıp bir cennetim var. Sadece çıkmak istiyorum. Çıkmak da değil, çıkabilmek. Ben o ihtimali seviyorum. Seçeneğim olmasını, kapının aralık kalmasını.

- Günler günleri kovalıyor. Günler günleri aynen tekrarlıyor. Yoruluyorlar. Yaşamaktan değil, yaşayamamaktan yoruluyorlar…

- Uzaktan sevmek daha güzeldir bazen. Ne incitir, ne acıtır. Ne yaralar ne kanatır. Gözlerinle görmediğin ama sesini duyduğun, varlığıyla huzur bulduğun bir denizin yakınında yürümek gibidir böyIe sevmek. uzaktan sevmek en güzelidir bazen.

- İçimin tünellerine girer girmez bir fener alıyorum elime. Buralar çok karışık. Kaç defa geldim. Gene de hep kayboluyorum.

- Kaç kitap okuyunca alım, kaç diyar görünce gezgin, kaç hezimetten sonra bezgin olurdu insan? Kaç olunca çok; kaçta kalınca azdı rakamlar.

- Binlerce kelime, onlarca hikâye var boğazımda düğümlenmiş. Susuyorum konuşmam gereken yerlerde; dilimi tutamıyorum ne zaman susmam gerekse. Anlatacak çok şeyim olsa da, emin değilim anlaşılmak istediğimden.

- Aklın kimyası ile aşkın kimyası başkadır. Akıl temkinlidir. Korka korka atar adımlarını. ‘Aman sakin kendini’ diye tembihler. Hâlbuki aşk öyle mi? Onun tek dediği: ‘bırak kendini, koy gitsin!’akıl kolay kolay yıkılmaz. Aşk ise kendini yıpratır, harap düşer. Hâlbuki hazineler ve defineler yıkıntılar arasında olur. Ne varsa harap bir kalpte var!

- Rüzgârı dilediğim gibi değiştiremem ama yelkenlerimi ayarlayabilirim daima varmak için istediğim limana. Rüzgarla gelmedim, demişti şems ki; rüzgarla gideyim senin hayatından!

- Bedenlerimizi şekle sokmak için ne çok uğraş veriyoruz. Hâlbuki beyinlerimizi, düşünce ve algılarımızı geliştirmek için çabamız ne kadar az…

- Bazen böyle birdenbire yaralanı veririz. Ama her yara iyileşir. Eninde sonunda kabuk bağlar, üstünü kapatır. Gözlerden saklanır çünkü hiçbir yara görülmek istemez.

- Dönüp dolaşıp vardığım yerde senden, bir senden uzak düştüm, ayrı düştüm. Belki de ilk kez, o zaman bölündüm..

- Kelime cömerdi duygu cimrisi bugünün insanı. Konuşmaya gelince açıyor ağzını, duygulanmaya gelince tutuyor kendini.

- Derler ki, aşk da unutulurmuş her şey gibi. Hem de yaşanıp bittikten, soğuyup küllendikten sonra değil, tam da doludizgin devam ederken unutulurmuş aşk.

- Bazen, hakikat bütün çirkinliği ve çirkefiyle karşıma dikildiğinde, akıbetimi allayıp pullamak, süsleyip püslemek gelmiyor içimden. Böyle zamanlarda gözlerimi kapatıp, usulca arkama yaslanıyorum ve küfre özenen kelimelerin dişlerimin arasında bıraktığı o kekremsi tatla oyalanıyorum.

- Şu dünya bir dağ gibidir, ona nasıl seslenirsen o da sana sesleri öyle aksettirir. Ağzından hayırlı bir laf çıkarsa, hayırlı laf yankılanır. Şer çıkarsa, sana gerisin geri şer yankılanır.

- Bedenlerimizi şekle sokmak için ne çok uğraş veriyoruz. Halbuki beyinlerimizi, düşünce ve algılarımızı geliştirmek için çabamız ne kadar az…

- Uzaklaşırsın. Yol seni nereye götürürse. Yazı seni nereye sürüklerse. Burnunda bir sizi. Ne de olsa her yolculuk geri dönememe ihtimalini taşır bağrında.

- Değiştin diyorlar. Hayır! Kabul etmiyorum. Ben kademe atladım sadece, artık uzun uzun susabiliyorum.

- Elmas bir gözdür yürek. Ve çizilmeye görsün bir kere, artık hep sedefsi bir yırtıkla bakacaktır cümle aleme.

- İnsan nasıI ağzındaki yiyeceğin tadını kaybetmemek için yeni bir şey yemek istemezse, o da gözlerinin en son gördüğü görüntüyü kaybetmemek için yeni bir şeyi görmeyi istemiyordu aslında.

- Aşık olmayana aşk kuru bir kelimeden ibaret. Yarı palavra, yarı safsata. Aşık olmayan bunu anlayamaz, olansa anlatamaz. Öyleyse nasıl anlatılabilir aşk, kelimelerin hükmünü yitirdiği yerde? Aşk’tan.

- Senin kimsenin üzmesine izin vermeyeceğim dediğinde, “bunu kendim yapacağım” demek istediğini anlamamışım..!!!

- Korktu. Gidip de varamamaktan değil, varıp da dönüş yollarını kaybetmekten değil, dönüp de geride bıraktıklarını yerlerinde görememekten değil, bir kendini bulmaktan, bulduğundan korkmaktan korktu.

- Her zaman kolay kolay itiraf edemesek de bunu kendi kendimize, hep öteleri düşleyen, öte yer ararken en yakınlarındakileri mutsuz eden bizler.. Ben.

- Şimdi önünde iki seçenek var. Ya atlayacaksın denize, dalgaları filan unutup, sen de bir katre olacaksın onun içinde. Ya da kıyıda oturup, bekleyeceksin. Dalgaların kıyıya vurup, parçalanmasını seyreyleyeceksin. O zaman da onlar birer katre olacak gözlerinin önünde. İki türlü yaşanır hayat eğer bir şeye benzeyecekse. Ya kendini yok edeceksin hayatın içinde, ya da hayatını yok edeceksin kendinde. ( Elif Şafak - Bit Palas )

- Kader, hayatımızın önceden çizilmiş olması demek değildir. Bu sebepten, "ne yapalım kaderimiz böyle" deyip boyun bükmek cehalet göstergesidir. Kader yolun tamamını değil, sadece yol ayrımlarını verir. Güzergah bellidir ama tüm dönemeç ve sapaklar yolcuya aittir. Öyleyse ne hayatının hakimisin, ne de hayat karşısında çaresizsin... (Elif Şafak – Aşk)

- Belki de insan bir şeye ne kadar yakınsa o kadar az görebiliyordu.Yıldızlar gibi hayatın hakikatlerini keşfedebilmek için de mesafe gerekiyordu. (Elif Şafak - Ustam ve Ben)

- Hissettin,ama hatırlamazsın.Nesnenin tabiatinda var.Geçen sefer ne çektiğimizi unuturuz.Gene analar gibi...Fakat bazı doğumlar daha zordur tabii" (Elif Şafak - Ustam ve Ben)

- Ne tuhaf.Bizi koruyan kollayan insanlar vardır etrafımızda.Hiç fark etmesek de onlar oradadır daima.Karşılık ya da minnet beklemeden,sadakatle,sevgiyle,sessizce...Nice sonra anlarız kıymetlerini.Hep geç kalırız teşekkür etmekte... (Elif Şafak - Ustam ve Ben)

- Kimse "Ben şöyleyim,ben böyleyim" dememeliydi fazla.Belki de her insanın içinde hiç tanımadığı biri gizliydi.En sıkıntılı,en beklenmedik anlarda çıkıveriyordu...Sadece tepemizdeki sema degil,aslında tek tek her insan koca bir muammaydı. ( Elif Şafak - Ustam ve Ben )

- Yaşadığımız hayat elimize tutuşturulmuş rengarenk emanet bir oyuncaktan ibarettir.Kimisi o kadar ciddiye alır ki oyuncağını ağlar, perişan olur onun için. Kimisi eline alır almaz kurcalar oyuncağı, kırar parçalar. Ya aşırı kıymet verir ya kıymet vermez... ( Elif Şafak – Aşk)

- Kanat çırpan kuşlara bakın. Kanatlarının nasıl hareket ettiğine dikkat buyurun,bir aşağı bir yukarı. Bir hüzün, bir saadet. Böyledir hayat. Hoş bir kararda, ahenk içinde, dengede... ( Elif Şafak – Aşk)

- Hepimiz farklı sıfatlarla sıfatlandırıldık. Şayet Allah herkesin tıpatıp ayni olmasını isteseydi, hiç şüphesiz öyle yapardı. Farklılıklara saygı göstermemek, kendi doğrularını başkalarına dayatmaya kalkmak, Hakk'ın mukaddes nizamına saygısızlık etmektir... (Elif Şafak – Aşk)

- Neredeyse şafak vaktiydi,geceyle gündüz arasındaki o tekinsiz eşiğe ramak kala.Hala mümkün avuntu bulmak rüyalarda ama onları sil baştan inşa etmek için artık çok geç... ( Elif Şafak - Baba ve Piç)

- Yirmi Yedinci Kural: Bu dünya bir dağ gibidir, ona nasıl seslenirsen o da sana sesleri öyle aksettirir. Ağzından hayırlı bir laf çıkarsa, hayırlı laf yankılanır. Eġer çıkarsa, sana gerisin geri şer yankılanır. Öyleyse kim ki senin hakkında kötü konuşur, sen o insan hakkında kırk gün kırk gece sadece güzel Sözler et. Kırk günün sonunda göreceksin her şey değişmiş olacak. Senin gönlün değişirse, dünya değişir. ( Elif Şafak – Aşk )

- Burası benim şehrim. İstanbul’da doğdum, burada büyüdüm. Ailemin bu şehirdeki tarihi en azından beş yüz yıl geriye gidiyor. İstanbullu Ermeniler İstanbul’a aittir, İstanbul'lu Türkler, Kürtler, Rumlar ve Yahudiler gibi. Bir zamanlar birlikte yaşamayı başarmıştık, sonra çok kötü çuvalladık. Şimdi tekrar öğrenmeliyiz kozmopolitliği. Bir daha çuvallama şansımız yok. ( Elif Şafak - Baba ve Piç )

- Dostların arasında olmak çöl ortasında kendini yemyeşil bir vahada bulmak gibidir. Kuruyan dilin suya doyar, daralan yüreğin ferahlar, içindeki karamsarlık sisi perde perde kalkar. Dost umut demektir... ( Elif Şafak – Firarperest )

- Kim gerçek yabancı; bir ülkede yaşayıp başka bir yere ait olduğunu bilen mi yoksa kendi ülkesinde bir yabancı hayatı sürüp ait olacak başka bir yeri de olmayan mı? ( Elif Şafak – Araf )

- Kendimdeki değişimi seyrediyorum. Aşık olmanın bir mucizeye inanmaya benzediğini düşünmeye başladım. Aşk ta beklentiler ve inançlar ile ilgili. İnsan kendisi için hala kurtuluş ümidi olduğuna ve günün birinde özel birinin bunu mümkün kılacağına inanıyor. Bir mucize özlemi değil mi bu? Bu dünyadan fazla bir şey beklememen gerektiğini bilsen de içindeki bir şey diretiyor... Umut etmeyi sürdürüyor... Sevdiğin kişinin seni seveceğini umut etmeyi. ( Elif Şafak – Araf )

- Sokakta oyun oynamayan, evde kitap okumayan çocukların hayal güçleri nasıl gelişebilir?" diye devam etti Sakız Sardunya. ( Elif Şafak - Sakız Sardunya )

- İşte bunu anlamıyordu Sakız Sardunya. O da seviyordu TV seyretmeyi. Beğendiği filmler, diziler, çizgi filmler vardı. Ama "beynini boşaltmak" istemiyordu. Annesi bu lafı ettiğinden beri, beynine birşey olur diye korkusundan daha az TV seyrediyordu. Ne olur ne olmaz. Beyni insana lazımdı.  ( Elif Şafak - Sakız Sardunya )

- İki: Düşme edimi ille de aşağı doğru gitmek değildir; yeterince tepetaklak olmuşsan yukarı doğru düşmeyi de başarabilirsin. ( Elif Şafak – Araf )

- Nedendir açılıvermemiz birden bire hiç tanımadığımız bir insana? Nedendir dile getirmemiz daha evvel kimselere söylemediklerimizi, başkasına değil de, tek ona? Kalbimizi gümüş tepsi içinde ikram edercesine bir yabancıya göstermemize sebep nedir? ( Elif Şafak - Ustam ve Ben )

- Her hakiki aşk, umulmadık dönüşümlere yol açar. Aşk bir milad demektir. Şayet "aşktan önce" ve "aşktan sonra" aynı insan olarak kalmışsak, yeterince sevmemişiz demektir. Birini seviyorsan onun için yapabileceğin en anlamlı şey değişmektir!  ( Elif Şafak – Aşk )

- Bir insanı haftada yedi gün, günde yirmi dört saat aynı şekilde, hiçbir iniş çıkış yaşamadan sevmek mümkün mü? Hele seneler boyu... Mümkün değilse şayet neden bu kadar zorlanıyoruz sevdiğimiz insanları, sevmediğimiz anlar hatta günler olduğunu kabul etmekte.Keşke söyleyebilsek dürüstçe: ''Seni seviyorum ama şu anda değil.Seni görmek istiyorum ama bugün değil.''  ( Elif Şafak - Şemspare )

- Aşk gibiydi okumak da....Neden, nasıl müptelası olduğunu, bilen zaten gayet iyi bilirdi, bilmeyene de anlatamazdın bir türlü.... ( Elif Şafak - Ustam ve Ben )

- Sadece iki şey bakidir, derdi hizmetkarlar. Bir, Sibiryalı Taras, bir de Osmanlı saltanatıdır. Gerisi fanidir. ( Elif Şafak - Ustam ve Ben )

- Hâyâl, şeftali yanaklı bir genç kız. Bir su perisi kadar cazibeli, bir su perisi gibi aldatıcı. Kucaklamaya kalksan, kayar gider ellerinden. Tutamazsın. Hakikat ise beli bükülmüş, dişleri dökülmüş, kamburu çıkmış bir acuze. Kolay kolay suratına bakamazsın."  ( Elif Şafak - Siyah Süt )

- Bir uçan balonum ben. Sönüyorum şimdi. Havalandıkça hava kaçırıyorum. İçime aldığım havayı, içine karıştığım hayata veriyorum. Gövdem, üzerine inen sineklikten kıl payı kurtulup sersemlemiş bir sinek gibi vızırdaya vızırdaya, bir oraya bir buraya savruluyor havada. Eğer aşağıda bana bakan bir yalnız-çocuk varsa şu anda, gözden kaybolmak üzere olduğumum farkındadır herhalde. Ama zaten bu kadar seyretmek yeter. Zaten daha fazla görülmek istemem çünkü mahremdir hayat. Ve mahrem olan her şey gibi, bazı bazı ırak kalabilmelidir gözden, gözlerden. ( Elif Şafak – Mahrem )

- Kaç kitap okuyunca alim, kaç diyar görünce gezgin, kaç hezimetten sonra bezgin olurdu insan? Kaç olunca çok, kaçta kalınca azdı rakamlar? ( Elif Şafak - Mahrem )

- Bizler hal ehliyiz. Kalp ehliyiz. Aşk ehliyiz. Biz pergel gibiyiz. Bir ayağımız şeriat üste sabit, bir ayağımızla yetmiş iki milleti devrederiz. ( Elif Şafak – Aşk )

- Hepimiz farklı sıfatlarla sıfatlandırıldık. Şayet Allah herkesin tıpatıp aynı olmasını isteseydi, hiç şüphesiz öyle yapardı. Farklılıklara saygı göstermemek, kendi doğrularını başkalarına dayatmaya kalkmak, Hak'ın mukaddes nizamına saygısızlık etmektir!!! (Elif Şafak - Aşk)

- Gözbebeği: insanlarda yuvarlak, hayvanların çoğunda ise dikine elips biçiminde olan gözbebeğinin çapı, irise gelen ışığın miktarına göre değişir. karanlık ve uzaklık büyütür gözbebeğini; aydınlık ve yakınlık küçültür. yani bu kararsız çember, ışık varsa küçülür, ışık yoksa büyür. yakına bakarken de küçüldüğüne göre, yakın olan aydınlıktır, aydınlıktadır. uzağın payına karanlık düşer. zaten karanlığı kimse yakınında görmek istemez. aşık olunca da büyür gözbebeği; demek ki âşık olunan hep uzaktadır. aradaki mesafenin verdiği acıyı azaltmak için, maşuka ‘gözbebeğim!’ diye hitap edilir. ( Elif Şafak – Mahrem )

- Erkekler; kadınları gözetip kollayıcıdırlar. Şundan ki, Allah, insanların bazılarını bazılarından üstün kılmıştır ve erkekler mallarından bol bol harcamışlardır. İyi ve temiz kadınlar saygılıdırlar; Allah’ın kendilerini koruduğu gibi, gizliliği gereken şeyi korurlar. Sadakatsizlik ve iffetsizliklerinden korktuğunuz kadınlara önce öğüt verin, sonra onları yataklarında yalnız bırakın ve nihayet onları evden çıkarın / bulundukları yerden başka yere gönderin! Bunun üzerine size saygılı davranırlarsa artık onlar aleyhine başka bir yol aramayın. Allah çok yücedir, sınırsızca büyüktür. (Elif Şafak - Aşk)

- Zira aşk iktidarı sever. Bu sebeptendir ki başkalarına ölümüne âşık olabiliriz ama bize ölümüne âşık olanları içten içe küçümser, öteleriz. ( Elif Şafak - Baba ve Piç )

- Aşkı aramadan evvel, düşün bir, ya benden nasıl bir aşık olur? İnsanın sevdası karakterinin yansımasıdır. Sen kavgacı isen, ha bire öfkeli, aşkı da bir cenk gibi yaşarsın. Gönlü pak olanın sevgisi de saf olur. ( Elif Şafak – İskender )

- Şimdi tek istediğim nefes alabilmek, ötesinde yok gözüm. Kaçmak da mümkün buradan elbette ama benim istediğim kaçmak değil ki. Ne varmayı arzuladığım bir öte diyar, ne de bir yerlerde bıraktığım kayıp bir cennetim var. Sadece çıkmak istiyorum. Çıkmak da değil, çıkabilmek. Ben o ihtimali seviyorum. Seçeneğim olmasını, kapının aralık kalmasını… ( Elif Şafak - Med-Cezir )

- Evrendeki her cisim, ne kadar albenisiz ya da ehemmiyetsiz görünürse görünsün, bir başka şeye yanıt olsun diye yaratılmıştı. Derdin olduğu yerde deva da vardı, üstelik şaşırtıcı yakınlıkta. Mesele görebilmekti." ( Elif Şafak – İskender )

- Sevdiklerimize verdiğimiz zararın bilincinde miyiz ? Keşke ara ara kapsamlı bir tadilata girişsek benliğimizde. Keşke daha fazla ertelemeden ve samimiyetle bakabilsek içimize. Oradaki yanlışları, hırsları, kabuk tutmuş yaraları, tamahkarlıkları tek tek bulup ayıklayabilsek. Bir tabela assak : " Sevdiklerime verdiğim zarar için özür diliyorum. Şu anda tadilat halindeyim, yenileniyorum..." ( Elif Şafak – Şemspare )

- Endişe ediyorum, evet, ''iyi de onlar...'' diye başlayan ve sarpa saran cümlelerden.Hep ama hep kabahati öteki tarafa mal etmemizden ve ilk adımın oradan gelmesini beklerken bir çıkmaz sokakta sıkışıp kalma ihtimalimizden. ( Elif Şafak – Şemspare )

- Aşık olmayana aşk kuru bir kelimeden ibaret. Yarı palavra, yarı safsata. Aşık olmayan bunu anlayamaz, olansa anlatamaz. Öyleyse nasıl Söze dökülebilir aşk, kelimelerin hükmünü yitirdiği yerde? ( Elif Şafak – Aşk )

- "...sahi YARİM ne güzel kelimeydi.Ağızda akide şekeri. YARİM der sonra bir es verir, gayriihtiyarı susardın. Söyleyecek Söz kalmazdı ardından. Tek başına kaç cümleye bedeldi..."  ( Elif Şafak – Firarperest )

- Birinin korkulardan, evhamlardan bahsettiğini dinlemen onu esnerken seyretmeye benzer. Daha onunkiler bitmeden bir bakarsın sen kendininkileri saymaya başlamışsın. ( Elif Şafak – Araf )

- Uzakları yakın, olmazları olur eden bir efsun aşk. İnsana tükürdüğünü afiyetle yalatan, ettiği tüm büyük lafları bir bir hatırlatan, bileğinden kavradı mı sarsan, sarstı mı bırakmayan bir yudumcuk efsun. Aşk bir kimyasal bileşim. Formülünde esrar var. ( Elif Şafak - Siyah Süt )

İlginizi çekeceğini düşündüğümüz Malcolm X Sözleri adlı yazımıza göz atabilirsiniz.

Sevgili kullanıcılarımız, sizler için birbirinden Kısa İslam Malcolm X Sözleri bulduk, buluşturduk ve bir araya getirdik. İşte Malcolm X Sözleri sizlerle;

Sevgili kullanıcılarımız, sizler için birbirinden Kısa İslam Malcolm X Sözleri bulduk, buluşturduk ve bir araya getirdik. İşte Malcolm X Sözleri sizlerle.
- Beyaz adam savaştı, biz öldük.

- En iyi nasihat, iyi örnek olmaktır.

- Eğitim olmadan, bu dünyada hiçbir yere gitmiyorsun.

- Hiçbir şeye taraf olmayan bir adam, herhangi bir şey için yıkılacaktır.

- Amerikan rüyası görmüyorum, Amerikan kabusu görüyorum.

- Herkes isyanımı soruyor, kimse isyan ettirene niye zalimsin demiyor.

- Haysiyetimi ve inancımı satın alamadılar, en büyük öfkeleri buna.

- Şiddet kullanmamak iyidir, işe yaradığı sürece.

- Bütün uyuyanları uyandırmaya bir tek uyanık yeter.

- Bir insan, aklındakileri söyleyecek cesareti olmadığında korkar.

- Bana bir kapitalist gösterin, ben de size bir kan emici göstereyim.

- Irkçılık olmadan kapitalizm de olmaz.

- Gelecek, bugünden ona hazırlananlara aittir.

- Kimsenin adamı değilim sadece haksızlığa tahammül edemiyorum!

- Amerika, İslam'ı anlamaya muhtaç çünkü bu din, ırk sorununu söküp atan dindir.

- Özgürlüğü savunanların direnme gücü, zulmedenlerin gücünden daha fazladır.

- Eğer uğrunda ölmeye hazır değilseniz, "özgürlük" kelimesini lügatınızdan çıkarın.

- İyi siyah veya iyi beyaz olmak gibi bir durum yoktur. İyi veya kötü insanlar vardır.

- İnsanlar bir adamın bütün hayatının bir tek kitapla değişebileceğinin farkında değiller.

- Eğitim, gelecek için geçiş iznimiz çünkü gelecek, ona bugünden hazırlananların olacaktır.

- Bir insanın düşünmeye ihtiyacı varsa, gidebileceği en iyi yer, üniversiteden sonra, hapishanedir.

- İster mermi kullansın, ister oy pusulası, insan iyi nişan almalı. Kuklayı değil, kuklacıyı vurmalı.

- Hayatımın erken dönemlerinde öğrendim ki eğer bir şeyi istiyorsan, biraz gürültü yapsan iyi olur.

- Ben gerçeğin peşindeyim, kimin söylediği önemli değil. Ben adaletin peşindeyim, kim için veya kime karşı olduğu önemli değil.

- Eğer dikkatli değilseniz, gazeteler sizin zulüm gören insanlardan nefret etmenizi ve zulmü uygulayan insanları sevmenizi sağlar.

- İnsan bir şeyler elde etmeyi kafasına koyduğu zaman, bir parça şamata yapmaktan da geri durmamalıdır.

- Bugün, burada -dünya üzerinde-, bu toplumda bir insan gibi saygı görmek ve bir insan gibi haklarımızın verilmesi için gereken her yolla var kılmayı amaçladığımız insanlık hakkımızı bildiriyoruz.

- Benim dinim benim kişisel konumdur. O benim kişisel hayatımı, kişisel ahlakımı yönetir ve benim dinsel felsefem, benimle inandığım Tanrı arasındadır; aynen diğerlerinin dinsel felsefesinin onlar ve Tanrı arasında olduğu gibi ve bu en iyi olan yoldur.

- Gerçekle yüz yüze gelemeyecek kadar vatanseverlikle kör olmamalısınız. Yanlış yanlıştır, kimin söylediği önemli değil.

- Eğitimli değilim, herhangi bir alanda da uzmanlığım yok... Ama samimiyim ve benim samimiyetim benim kimliğimdir.

- Bunu söylerken üzülüyorum ama ne yapayım işte, en sevmediğim ders matematikti. Bunun nedeni üzerinde çok düşünmüşümdür. Bunun nedeni, olsa olsa matematiğin tartışmaya hiç mahal bırakmamasıydı, başka bir neden gelmiyor aklıma. Bir yerde yanlış yapmışsanız, orada artık her şey bitiyordu.

- Tarihi değiştirebilenler, ancak ve ancak insanın kendisi hakkındaki düşüncesini değiştirmeyi başarabilmiş olanlardır.

- Barışçıl olun, kibar olun, kurallara itaat edin, herkese saygılı olun; fakat biri size dokunacak olursa onu mezara gönderin.

- Sıkıntıdan daha iyi bir şey yoktur çünkü bir daha ki sefere kendinizi nasıl geliştireceğinizi anlatan dersler ve tohumlar verir!

- İnsanı bir Müslüman'a karşı gene başka bir Müslüman ancak koruyabilir ya da hiç değilse Müslümanlar tarafından eğitilmiş ve onların taktiklerini bilen birisi.

- Bir Müslüman olarak yeryüzünden Allah’ın huzurunda secde etmeyen tek fert kalmayıncaya kadar İslam’ın hakim kılınması yolunda kendimi görevli hissediyorum.

- Herkes çıkıp bir kadın bulabilir ama herkes o kadına bakamaz. Bunun için başka bir kelime var. Buna: 'sorumluluk' deniliyor.

- Sıkıntıdan daha iyi bir şey yoktur çünkü bir daha ki sefere kendinizi nasıl geliştireceğinizi anlatan dersler ve tohumlar verir!

- Hareketin en büyük hatası uyuyan insanları örgütlemeye çalışmaktı. İnsanları önce uyandırmalısınız ki eyleme geçebilsinler.

- İşleri tıkırında giden dışarıdaki o "namusu-bütünler" içeri girip çıkmış birisine burun kıvırıp geçerler. Ama o "namusu-bütünler" bir bataklığa saplansalar, içeri girip çıkmış birisi onlara daha onurlu davranır.

- Eğer, dikkatli olmazsanız, gazeteler, mazlumlardan nefret etmenizi, zalimleri ise çok sevmenizi sağlar.

- Ben gerçeğin peşindeyim, kimin söylediği önemli değil. Ben adaletin peşindeyim, kim için veya kime karşı olduğu önemli değil.

- Şiddet kullanmamaya dair, bir insana ölümcül atakların kurbanı olduğunda kendisini savunmamayı öğretmek suçtur.

- Müslümanlara göre; fazla dünyeviyim; diğerlerine göre; fazla dindarım... Militanlara göre, fazla ılımlıyım; ılımlılara göre, fazla militanım.

- Zaman şehitlik zamanıdır ve ben bir şehit olacaksam, bu kardeşlik uğruna olacaktır. Bu ülkeyi kurtaracak tek şey budur.

- Barışçıl olun, kibar olun, kurallara itaat edin, herkese saygılı olun; fakat biri size dokunacak olursa onu mezara gönderin.

- Ben eğitimli değilim, herhangi bir alanda da uzman değilim. Ama samimiyim ve samimiyetim benim referansımdır.

- Şiddetin avukatlığını yaptığım anlamına gelmesin, ama aynı zamanda, nefsi müdafaa için şiddet kullanılmasına karşı değilim. Nefsi müdafaada olunca ona şiddet demem, aklını kullanmak derim

- Gerçekle yüz yüze gelemeyecek kadar vatanseverlikle kör olmamalısınız. Yanlış yanlıştır, kimin söylediği önemli değil.

- Tarihi değiştirebilenler, ancak ve ancak insanın kendisi hakkındaki düşüncesini değiştirmeyi başarabilmiş olanlardır.

- Özgürlük için savaşmak için bir erkek olmanıza gerek yok. Tek yapmanız gereken aklı başında bir insan olmanızdır.

- Kimse sana özgürlüğünü vermez. Kimse sana eşitliği, adaleti ve başka hiçbir şeyi vermez. Eğer gerçekten adamsan, bunları kendin alırsın!

- Bir insan özgürlüğe doğru dürüst önem verdiğinde, güneşin altında, o özgürlüğü elde etmek için yapmayacağı hiçbir şey yoktur. Ne zaman birinin özgürlük istediğini söylediğini duyduğunuzda, ama sonraki nefesinde onu almak için ne yapmayacağını veya onu almak yolunda yapılmasına inanmadıklarını anlatacaksa, o kişi özgürlüğe inanmıyordur. Özgürlüğe inanan bir adam özgürlüğünü elde etmek veya onu muhafaza etmek için güneşin altında her şeyi yapacaktır.

- Huzuru özgürlükten ayıramazsınız, çünkü hiç kimse özgürlüğüne sahip olmadan huzur içinde olamaz.

- Özgürlüğe inanan bir dine inanıyorum. Halkım için mücadele etmeyi men eden bir dini kabullenecek olsaydım, o dinin canı cehenneme derdim.

- Özgürlüğü elde etmenin tek yolu dünyadaki diğer tüm ezilmiş halkları tanımaktan geçer: Brezilya, Venezüella, Haiti, Küba ve evet Küba halkının kan kardeşleriyiz bizler.

- Özgürlük için savaşmak için bir erkek olmanıza gerek yok. Tek yapmanız gereken aklı başında bir insan olmanızdır.

- Özgürlük savunmasındaki güç, zorbalık ve zulüm namına kullanılan güçten büyüktür. Çünkü güç, gerçek güç, bizim aksiyon, uzlaşmaz aksiyon üreten inancımızdan gelir.

- Demokrasi ikiyüzlülüktür. Eğer demokrasi özgürlükse neden bizim insanlarımız özgür değil. Eğer demokrasi adaletse neden biz adalete sahip değiliz. Eğer demokrasi eşitlikse neden biz eşitliğe sahip değiliz. Demokrasi ikiyüzlülüktür...

İlginizi çekeceğini düşündüğümüz Nazım Hikmet Sözleri adlı yazımıza göz atabilirsiniz.

Sevgili kullanıcılarımız, sizler için birbirinden Anlamlı Nazım Hikmet Sözleri bulduk, buluşturduk ve bir araya getirdik. İşte Nazım Hikmet Kısa ve Uzun Aşk Sözleri sizlerle;

Sevgili kullanıcılarımız, sizler için birbirinden Anlamlı Nazım Hikmet Sözleri bulduk, buluşturduk ve bir araya getirdik. İşte Nazım Hikmet Kısa ve Uzun Aşk Sözleri sizlerle.
- Gidenin arkasından gelen gideni bulacak mı zannediyorsun?

- Ellerine dokunmak isterim, dokunamam arkasından camın.

- Yazılarım otuz-kırk dilde basılır, Türkiye’mde Türkçemle yasak!

- Pişman değilim yaşadıklarımdan, öfkem belki de yaşayamadıklarımdan.

- Şair başarılı olmak için, yapıtlarında maddi yaşamı aydınlatmak zorundadır.

- Kelebek misalidir aşk; anlamayana ömrü günlük, anlayana bir ömürlük!

- Ve benim birden bire yüzünü değil, gözünü değil, sesini göresim geldi.

- Cebimde yoktu, yüreğimden verdim.

- Geçtim putların ormanından baltalayarak, ne de kolay yıkılıyorlardı.

- Hiçbir korkuya benzemez halkını satanın korkusu.

- İnsanların kanatları yok, insanların kanatları yüreklerinde…

- Sende ben; imkansızlığı seviyorum fakat; asla ümitsizliği değil…

- Yalnızlık insana çok şey öğretirmiş. Ama sen gitme, ben cahil kalayım.

- Dost uğrunda ölmek kolay, fakat uğrunda ölünecek dostu bulmak zordur…

- Ve bir gün ekler Nazım Hikmet mektubunun sonuna; herkese selam sana “HASRET”

- Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da, hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

- Kimselere anlatamadım. Kendime bile, ola ki ağzımdan kaçırır, bir daha tutamam seni.

- Ne acıdır insanın bildiğini anlatamaması. ‘Ben’ deyip susması, ‘sen’ deyip ağlamaklı kalması.

- Topraktan öğrenip kitapsız bilendir. Hoca Nasreddin gibi ağlayan, Bayburtlu Zihni gibi gülendir. Ferhad’dır. Kerem’dir. ve Keloğlan’dır.

- Ne kötüdür insanın aklıyla yüreği arasında çaresiz kalması. Ne kötüdür ona an kadar yakın, bir asır kadar uzak olması!

- Bahardı sevgilim bahardı ve bahtiyar olmak için toprakta, havada, suda her şey vardı sevgilim, her şey hazırdı, her şey vardı

- Yolunu beklerken daha dün gece, kaçıyorum bugün senden gizlice. Kalbime baktım da işte iyice; anladım ki sen de herkes gibisin!

- Ve aynı ihtirasla tekrar ediyorum yine. Onlar ki; toprakta karınca, su da balık, havada kuş kadar çokturlar. Korkak, cesur, cahil ve çocukturlar.

- Yapraklara dallara, yeşillere, allara, nice nice yıllara gülüm, nice nice yıllara. Yaprak dala, al yeşile yaraşır, gayri bundan böyle vermem seni ellere.

- Pişman değilim! Sadece dön bak arkana; ne için, nelerden vazgeçtin? Neler dururken, sen neyi seçtin.

- Aşk, bazen gitmekle kalmak arasında verdiğin en büyük savaştır. Sevmeyenin aklı, gerçekten sevenin kalbi kazanır bu savaşı.

- Yağmur yağıyordu boyuna. Sözü onlar alıp dediler ona: ”Daha pazar kurulmadı kurulacak. Esen rüzgâr durulmadı durulacak. Boynu daha vurulmadı vurulacak.”

- Benim kelime hazinem çok geniştir, derdim. Senin bir kelimene yetemedim; git, ne demekti sevgilim?

- Pişman değilim! Sadece dön bak arkana; ne için, nelerden vazgeçtin? Neler dururken, sen neyi seçtin…

- Bir gün bensizlik çalar kapını. Benli dünleri düşünür, avunursun. Sanma ki yalanlar içinde, ben gibi bir doğru bulursun.

- Seni seviyorum, ama nasıl, avuçlarımda camdan bir şey gibi kalbimi sıkıp parmaklarımı kanatarak kırasıya, çıldırasıya.

- Belki ben sana sevmeyi öğretemem, ama sen de bana, unutmayı öğretmezsin. Belki ben sana kavuşmayı öğretemem, ama sen de bana, ayrılığı öğretemezsin.

- Bir meltem olacak rüzgârım dahi kalmadı benim. Dağlara çarptım her esişimde. Yollara küfrettim her gidişinde.

- Boğazlanan bir çocuğun kanı gibi aktı zaman. Sonra resmen kapandı o fasıl, şimdi üçüncüden bahsediyor, Amerikan doları fakat gün ışıdı her şeye rağmen…

- Hani derler ya ben sensiz yaşayamam diye işte ben onlardan değilim ben sensiz de yaşarım; ama seninle bir başka yaşarım.

- Memleketim: Bedreddin, Sinan, Yunus Emre ve Sakarya, kurşun kubbeler ve fabrika bacaları benim o kendi kendinden bile gizleyerek sarkık bıyıkları altından gülen halkımın eseridir.

- Artık ne geri gelmeni beklerim ne de ben gelirim. Nasılsa ben bir şey kaybetmedim, sen bensizliği seçtin. Karar senin.

- Benim idealimdeki rejim olsa, ben de seni astırırdım. Sonra da darağacının altına oturup hüngür hüngür ağlardım! (Necip Fazıl’ın “Benim idealimdeki rejim olsa seni astırır, sonra da mezarını türbe yaptırırdım” Sözüne cevaben)

- Büyük insanlığın toprağında gölge yok, sokağında fener, penceresinde cam, ama umudu var büyük insanlığın, umutsuz yaşanmıyor.

- Artık şaşırtmıyor beni dostun kahpeliği, elimi sıkarken sapladığı bıçak. Nafile, artık kışkırtamıyor beni düşman.

- Benim idealimdeki rejim olsa, ben de seni astırırdım. Sonra da darağacının altına oturup hüngür hüngür ağlardım!

- Ne ben Sezarım, ne de sen Brütüssün. Ne ben sana kızarım ne de zatın zahmet edip bana kuşsun. Artık seninle biz, düşman bile değiliz.

- Büyük bir hayal kırıklığı yaşayıp ben artık kimseyi sevemem deme! Unutma ki, en güzel çiçekler mezarlıklarda yetişir.

- Kadınlarımızın yüzü acılarımızın kitabıdır. Acılarımız, ayıplarımız ve döktüğümüz kan karasabanlar gibi çizer kadınların yüzünü.

- Bazen önemli olmamalı gidecek olan ya da gelmeyen. Çünkü bazen, başlaman gerekir her şeye yeniden.

- Kim bilir; masalınızın kahramanı, başka bir hikâyenin figüranı olmaya gitmiştir belki de. Değer mi gitmesine, gitmezdi değmese.

- Her gelen sevmez ve hiçbir seven gitmez unutma. Bil ki; giden dönüyorsa sevdiğinden değil, kaybettiğindendir aslında!

- Korkma giderken ‘b’yi alıyorum, gerisini sana bırakıyorum. Ne de olsa sen bitirdin bizi. Öyleyse sende kalmalı ‘izi’.

İlginizi çekeceğini düşündüğümüz Necip Fazıl Kısakürek Sözleri adlı yazımıza göz atabilirsiniz.

Sevgili kullanıcılarımız, sizler için birbirinden Etkili Necip Fazıl Kısakürek Sözleri bulduk, buluşturduk ve bir araya getirdik. İşte En Hikmetli Necip Fazıl Kısakürek Sözleri sizlerle;

Sevgili kullanıcılarımız, sizler için birbirinden Etkili Necip Fazıl Kısakürek Sözleri bulduk, buluşturduk ve bir araya getirdik. İşte En Hikmetli Necip Fazıl Kısakürek Sözleri sizlerle.
- Armut deyip geçmeyin, onun ilk hecesi çoğu kişide yoktur!

- Bu nasıl dünya, hikayesi zor.

- Sevdiğini belli et. Gizlemek başkalarına fırsat vermektir.

- Üç günlük dünya için gayret üstüne gayret, ebedi bir yaşam için gayret yok hayret.

- Ne sabahı göreyim, ne sabah görüneyim; gündüzler size kalsın, verin karanlıkları!

- Gökler ağlıyor, biz ağlamışız çok mu? Bize yobaz diyorlar, haberin yok mu?

- Ellerime uzanan dudakları tepeyim, Allah diyen gel seni ayağından öpeyim!

- Kökünü beğenmeyen dal ve dalını beğenmeyen meyve olgunlaşmadan çürür.

- Elindeyse zamana, dur, geçme diye dayat. Bir sigara içmekten daha kısa bu hayat.

- Zamanı kokutanlar mürteci diyor bana; yükseldik sanıyorlar, alçaldıkça tabana.

- Felsefe; çürük cevizlerle dolu bir denizde sağlam cevizi aramaktır.

- Allah var fakat bizim ondan, yalnız sorulduğu zaman haberimiz var!

- Çok sıkıldıysan hayattan, bir mezarlığa git. Ölüler iyi bilir; yaşamak güzeldir.

- Gönlüm uçmak dilerken semavi ülkelere, ayağım takılıyor yerdeki gölgelere.

- Her ağızda, her telde fanilik diriltisi , sonunda tek bir şarkı, tabutun gıcırtısı.

- Benim ayağımın altıda müsait başımın üstüde nerde olacağını sen belirle..

- Devler gibi eserler bırakmak için, karıncalar gibi çalışmak lazım.

- Gökler ağlıyor, biz ağlamışız çok mu? Bize yobaz diyorlar, haberin yok mu?

- Benim ayağımın altıda müsait başımın üstü de nerde olacağını sen belirle…

- Gençlik… Gelip geçti… Bir günlük süstü; nefsim doymamaktan dünyaya küstü.

- Ne kervan kaldı, ne at, hepsi silinip gitti, iyi insanlar iyi atlara binip gitti.

- Yalnızım diye üzülmüyorum çünkü biliyorum, yalnız insanın ihanet edeni de olmaz.

- İsterseniz hayat aşını verin; sayılı nimetler bal olsa yemem!

- Ne gelirse başımıza Hak’tandır; fakat geliş sebebi, Hak’tan ayrılmaktandır.

- Veren de o alan da o, nedir senden gidecek? Telaşını gören de, can senin zannedecek.

- Af var diye işlenen suçtan vicdan burkulur; affı sigortalayan hayâsızdan korkulur.

- Çocukken gün battı mı, bir köşede ağlardım; nihayet döne döne aynı noktaya vardım.

- Ölecek miyim, tam da söyleyecek çağımda, söylenmedik cümlenin hasreti dudağımda.

- Tam 30 yıl saatim işlemiş ben durmuşum, gökyüzünden habersiz uçurtma uçurmuşum.

- Ne görsem ötesinde hasret çektiğim diyar. Kavuşmak nasıl olmaz mademki ayrılık var.

- Bizler açlıktan karnına taş bağlayan peygamberin,doymak bilmeyen ümmetiyiz.

- Tel tel ve iplik iplik dikseler de ağzımı; Tek ses duysalar; Allah... Yoklayanlar nabzımı.

- Allah bir! Demektense ecel teri dökerken; ölüversem, beklenmez anda Allah bir erken.

- Bana bir ben lazım, bir de beni anlayan. Beni bir ben anlarım, bir de beni yaradan.

- Düşünmek şu, bu değil, öteleri düşünmek; sizinse düşünceniz yataklarda eşinmek.

- Zonklayan başım benim, kan pıhtısı, cerahat; ona yastıkta değil, secde yerinde rahat.

- Sevdalın şu dağı del dese, koşar, delersin! İş Allah’a geldi mi, gücün yok, sendelersin!

- Ölüm güzel bir şey, budur perde arkasından haber, güzel olmasaydı ölür müydü peygamber!

- Dinde zorlama yoktur, insan özgürdür elbette! İsteyen bu dünyada pişer, isteyen ahirette!

- Sonunda ‘eyvah’ diyeceğin şeylere, başında ‘eyvallah’ deme. Pişman ol fakat pişman ölme.

- Yum gözünü, kalbine her an yokluğu üfür ! Kendinden geçmek iman, kendinde olmak küfür.

- Biz; ayakları şişene kadar namaz kılan peygamberin, gözleri şişene kadar uyuyan ümmetiyiz.

- Yanında olduğum zaman değerimi bilmezsen; değerimi bildiğin gün beni yanında bulamazsın.

- Kimileri vardır aşkın en yücesine layıktır. Kimileri vardır aşkın en yücesini versen de, aşağılıktır.

- Ölüm herkesin başına gelir, ama geç ama erken… Ya kazanırken, ya da kazandığını yerken.

- Ey düşmanım, sen benim ifadem ve hızımsın; gündüz geceye muhtaç, bana da sen lazımsın!

- Göz kaptırdığım renkten, kulak verdiğim sesten affet, senden habersiz aldığım her nefesten.

- Dün geçti bugünü düşünüyorum, yarın var mı? Gençliğine güvenme, ölenler hep ihtiyar mı?

- İçimizde bu kadar perişan hale getirilmeseydik; dışımızda bu kadar hürmetsizliğe uğramayacaktık.

- Ey bir aileye bile hükmedemeyen ilerici. Üç kıtaya, yedi denize hükmeden ecdadın mı gerici?

- Bana çağdışı diyorlarmış. Ne büyük bir onur! Ben bu çağın dışında kalmayayım da, içinde mi boğulayım.

- Geçti, istemem gelmeni, yokluğunda buldum seni; bırak vehmimde gölgeni, gelme, artık neye yarar?

- İnsanın sevdiğini kaybetmesi, dişini kaybetmesi kadar ilginçtir. Acısını o an yaşar, yokluğunu ömür boyu.

- Uğruna ölmekse seni yaşatmak bin kere ölürümde adına leke sürdürmem, gururdur namustur bayrak ve sancak, aksa da kanım zalimi güldürmem!

- Hayatın çilesine tahammül gerek, değil mi ki sefa ile cefa müşterek? Sizce ağlamak için göz yaşı Mı gerek? Bazen dertliler de ağlar ama gülerek…

- Bir idamlık Ali vardı, asıldı; kaydını düştüler, mühür basıldı. Geçti gitti, birkaç günlük fasıldı. Ondan kalan, boynu bükük ve sefil; bahçeye diktiği üç beş karanfil…

- Somurtuş ki bıçak, nara ki tokat; zift dolu gözlerde karanlık kat kat… Yalnız seccademin yününde şefkat; beni kimsecikler okşamaz madem; öp beni alnımdan, sen öp seccadem!

- Ölüm her aklına geldiğinde ‘ah’ edip ‘vah’ edip inleme; bu halinle rabbimi incitmiş olacaksın. Ecel kapıyı çaldığı zaman evi telaşa verme; o geldiği zaman, sen çoktan gitmiş olacaksın.

- Ne sabahı göreyim, ne sabah görüneyim; gündüzler size kalsın, verin karanlıkları! Islak bir yorgan gibi, sımsıkı bürüneyim; örtün, üstüme örtün, serin karanlıkları.

- İkinizin de ne eş, ne arkadaşınız var; sükût gibi münzevi, çığlık gibi hürsünüz. Dünyada taşınacak bir kuru başınız var; onu da, hangi diyar olsa götürürsünüz.

- Kadın mezarlığa girerken başını kapıyor, dışarı çıkarken açıyor, ölüye karşı kapayıp, diriye karşı açmak akıl almaz.

- Gençliğine doyamadan gitti, derler. Doymak mümkün mü ki, doyup da gitsin. Doymak burada değil. Burası acıkmanın yeri.

- Soruldu mu ne bilirsin diye; ”haddimi bilirim” soruldu mu ne istersin diye; “haddimi bilir, hakkımı isterim” demeli…

- Kula kulluk etme! Unutma ki sen de kulsun. Ve gerektiğinden fazla önem verme! Yoksa unutulursun.

İlginizi çekeceğini düşündüğümüz Turgut Uyar Sözleri adlı yazımıza göz atabilirsiniz.

Sevgili kullanıcılarımız, sizler için birbirinden Anlamlı Turgut Uyar Sözleri bulduk, buluşturduk ve bir araya getirdik. İşte Turgut Uyar Kısa ve Uzun Aşk Sözleri sizlerle;

Sevgili kullanıcılarımız, sizler için birbirinden Anlamlı Turgut Uyar Sözleri bulduk, buluşturduk ve bir araya getirdik. İşte Turgut Uyar Kısa ve Uzun Aşk Sözleri sizlerle.
- Bir Kalır uzun kitaplarda anısı çok üşüdüğümüzün.

- Bozuk bir saattir yüreğim hep sende durur..

- Eylül toparlandı gitti işte ekim falan da gider bu gidişle.

- Sana diyeceğim şu ki küçüğüm; büyüme! Hayat seni de mahveder.

- Şimdi otobüs gelir biner gideriz dönmeyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç.

- Sen nereye ben oraya adım adım.. İnsan sevdikçe iyileşiyor, artık anladım.

- Hayatın kutlu olsun sevgilim ki sana değişe değişe aktım.

- Halbuki korkulacak hiçbir şey yoktu ortalıkta Her şey naylondandı o kadar.

- Yalnızlıksız bir ıslak halat, suları beni ıslatan.

- Cümbür cemaat aşka abanıyoruz.

- Hiçbir şey umurumda değil diyorum; "Aşktan ve umuttan başka.

- Bir yağmur yağsa da, beraber ıslansak.

- Ne yapalım bari bağışlayalım birbirimizi.

- Bozuk bir saattir yüreğim hep sende durur..

- Herkes ne zaman olur? Elbet gülünün solduğu akşam.

- Sen, bizim için hala o ezeli sırsın. Sen de, bizi bilmiş olsan, başkalaşırsın...

- Uzanıp kendi yanaklarımdan öpüyorum.

- Eskiden güzel kadınlar ve aşklar olmuş.

- Ne kadar sürebilir ölümün en son düşünülmesi gereken bir kurtuluş olduğu.

- Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım. Tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum.

- Ne o beni kandırmıştı. Ne ben onu baştan çıkarmıştım. İkimizde bildiklerimizin ötesine, bulduklarımızın üstüne çıkmak istemiştik. Bir noksanlığı var sanıyorduk bütün olanların belki. Ama aslında bütünlüklerimize bahaneydik.

- Elbet hep böyle geçmeyecek ömrüm, biliyorum bu çeşit yaşamak, zor. Kim bilir tanrım, kim bilir hangi güzel yerde beni, hangi ölesiye sevda bekliyor?

- Böyle sessiz ayrılıklarda Her şey önceden belli olur En güzel zamanında, aşkın ve hayatın İnsan deli olur.

- Bir insan birini yalnızken hatırlıyorsa sevmemiştir, ansızın aklına getirip yalnızlaşıyorsa . İşte o zaman sevmiştir.

- Nasıl kısa kesmeli bilmiyorum? Herkesin derdinden pay isterken. Uzak kaderlerin suları çağlar simdi Yıldızlar dökülür sonsuza içimizden.”

- Tel cambazı istiyordu ki dünya istediği gibi olsun. Bile bile aldanmaya vardırıyordu işi. Ama olmuyordu kendisi vardı.

- Ey canımın güftesi, eylülün ikinci haftasıydı o sıra Bana gülümseyerek getirdiğin bir bardak suydu o sıra.

- Ekmek yiyelim tereyağı yiyelim çocuk büyütelim Sen beraber yatacağımız yatakları hazırla Sen bir onu yap yeter bak göreceksin.

- Herkes ne zaman ölür; elbet gülünün solduğu akşam! Aldım anlayamadım; öldüm anlayamadım almadığım bir akşam.

- Ben aslında her şeyi sonradan öğrendim.. Herkes herkesi sonradan öğrenirmiş; bunu da sonradan öğrendim.

- Çok üşürdük hep üşürdük üşümekti bütün yaşadığımız Üşürdü ellerimiz aşkımız sonsuz uzun sakallarımız.

- Başınn o ağrısı beni görüncedir Bana baktıkça yalnızlığın geliyor aklına Biliyoruz neyi bölüştüğümüzü. Konuşmasak da.

- Herkes bıraksın senin için olurum laflarını. Önce kendiniz için yaşamayı öğrenin, sonra başkası için olursunuz.

- Ne o beni kandırmıştı. Ne ben onu baştan çıkarmıştım. İkimizde bildiklerimizin ötesine, bulduklarımızın üstüne çıkmak istemiştik. Bir noksanlığı var sanıyorduk bütün olanların belki. Ama aslında bütünlüklerimize bahaneydik.

- Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar şu aranıp duran korkak ellerimi tut bu evleri atla bu evleri de bunları da göğe bakalım..

- Kaç kişiyi öldürdüm düşlerimde, kaç kilo çekerdi yalnızlık.. Kaç kere ezildim altında yaz yağmurlarının.

- Ben seni uyuttum, seni karıştırdım,seni şaşırdım bir  şeyler akıp akıp giderdi, dünyada başvurduğum bir şeydin, yalnızlığım gibi ..yanında sonsuz durduğum.

- Durduğum yer benim değil iken, gidebilecek bir yerimin olmaması ne acı; gidebilecek bir yerim yok iken hala ve inatla durmayışım ne gaflet; nihayetinde olmuyorken yaşıyor olan insanın, yaşıyorken olduğunu bilmemesi bu, bu ne tuhaf bi’ hayret.

- Herkes bıraksın senin için olurum laflarını. Önce kendiniz için yaşamayı öğrenin, sonra başkası için olursunuz.

- Şimdi dolaşıp duruyor aramızda.Kıpkırmızı bir duygu olarak Doğudan batıya bir güz halinde  Çılgın ve hüzünlü.

- Bazen sadece onun sende bıraktığı izleri özlersin, her şarkıda ayrı bir hatıra saklıdır sanki; istesen de silemezsin.

- Herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım Nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda Beni bırak göğe bakalım.

İlginizi çekeceğini düşündüğümüz Oğuz Atay Sözleri adlı yazımıza göz atabilirsiniz.

Sevgili kullanıcılarımız, sizler için birbirinden Anlamlı Oğuz Atay Sözleri bulduk, buluşturduk ve bir araya getirdik. İşte Oğuz Atay Kısa ve Uzun Aşk Sözleri sizlerle;

Sevgili kullanıcılarımız, sizler için birbirinden Anlamlı Oğuz Atay Sözleri bulduk, buluşturduk ve bir araya getirdik. İşte Oğuz Atay Kısa ve Uzun Aşk Sözleri sizlerle.
- Beklenen hep geç geliyor; geldiği zaman da insan başka yerlerde oluyor.

- Yalnızlığı çok seversek, bir gün o da çekip gider mi?

- Ben ölmek istemiyorum. Yaşamak ve herkesin burnundan getirmek istiyorum.

- İçimden şehirler geçiyor, sen her durakta duruyor, inmiyorsun.

- Daha kaç kez ıskalayacağız hayatı Olric. Oklarımız bitene kadar efendim.

- Ne çok şey biliyor bu insanlar Olric? + Herkes işine geleni biliyor efendimiz.

- Elimde değil Olric! Ne efendimiz. Elleri Olric elleri.

- Kimsenin yaşantısını beğenmedim. Kendime uygun bir yaşantı da bulamadım.

- Yalnızlığına iyi bak, sahip çık. Kaç kişinin emeği var onda kim bilir?

- Ne zaman hayata tutunmaya çalışsak, hep mahrem yerleri geldi elimize.

- Koca bir ömrü harcamak dedikleri gerçeğin altını seninle çizdim ben.

- Nedensiz ve sebepsiz sevdim seni. Çünkü bir sebebi olsa, aşk olmazdı bunun ismi.

- Onunla ne zaman lades oynasak hep o kazandı. Kalbimdeyken nasıl aklımda derdim.

- İki kadına adamak istiyorum hayatımı. Biri “erkeğim” desin bana, diğeri sadece baba.

- Herkes birikmiş bizi seyrediyor. Dağılın! Kukla oynatmıyoruz burada. Acı çekiyoruz.

- Ne zoruma gidiyor biliyor musun Olric? O’na yazdıklarımı o’ndan başka herkes okuyor.

- Cam kırıkları gibidir bazen kelimeler; ağzına dolar insanın. Sussan acıtır, konuşsan kanatır.

- Siz bilmezsiniz albayım, insanlık tek başına kollarımda can verdi. Yanında kimseler yoktu.

- Kafam cam kırıklarıyla dolu doktor. Bu nedenle beynimin her hareketinde düşüncelerim acıyor.

- Biliyor musun Olric, benim birçok dostum var. Görüyorum efendimiz, hepsinin sırtınızda izleri var.

- Söyle evladım’ diye teselli ederdi annem beni. Söyle de içine hicran olmasın. Hicran oldu anne.

- İyi geçinmek İki kişinin kusursuz olmasıyla değil. Birbirlerinin kusurlarını hoş görmesiyle olur.

- Kötü bir resim asarım korkusuyla hiç resim asmadım; kötü yaşarım korkusuyla hiç yaşamadım.

- Söyle evladım’ diye teselli ederdi annem beni. Söyle de içine hicran olmasın. Hicran oldu anne.

- İlk çekingenlikler ne kadar tatlıdır. Oysa insan, bu beceriksizlikleri bir an önce yenmeye çalışır. Bütün gücüyle büyüyü bozmak, buzları kırmak için uğraşır.

- İnsan çok sevdiği halde neden her defasında terkedilir? Ve beklenenler, neden hep vazgeçildikten sonra gelir?

- Hayatta silgim hep kalemimden önce bitti. Çünkü kendi doğrularımı yazacağım yere, tuttum başkalarının yanlışlarını sildim.

- Son bir şans daha verme, sevgine layık olmayana. Merak etme, aşk yürek işidir ve yüreği olmayanın kalbi kırılmaz nasılsa.

- Ben, senin bilinçaltı karanlıklarına ittiğin ve gerçekleşmesinden korktuğun kirli arzuların, ben senin bilinçaltı ormanlarının Tarzan’ı! Yemeye geldim seni. Benden kurtulamazsın. Ben, senin vicdan azabınım!

- Oysa bizim bütün güzelliğimiz, yaşadıklarımızla düşündüklerimiz arasındaki acıklı çelişkinin yansımalarından ibaretti.

- Neden yalnızlıktan şikayetçidir ki insan. Ne yani, mutlu olması için bir sevgiliye mi muhtaçtır her zaman.

- Provası yok hayatın. Ne yeniden yaşamak mümkün, ne de yaşadıklarını silebilmek. Önemli olan, ilk defa değil son defa sevebilmek.

- İnsanlar bozuk para gibidir. İki seçenek vardır; yazı ya da tura. Bir yüzünü gösterirken bize diğer yüzünü zaman gösterecektir.

- Şu anda, sana güzel bir Söz söyleyebilmek için on bin kitap okumuş olmayı isterdim dedi. Gene de az gelişmiş bir cümle söylemeden içim rahat etmeyecek; seni tanıdığıma çok sevindim kendi çapımda.

- Beni bir gün unutacaksan, bir gün bırakıp gideceksen boşuna yorma, boş yere mağaramdan çıkarma beni. Alışkanlıklarımı, özellikle yalnızlığa alışkanlığımı kaybettirme boşuna.

- Ben, senin bilinçaltı karanlıklarına ittiğin ve gerçekleşmesinden korktuğun kirli arzuların, ben senin bilinçaltı ormanlarının Tarzan’ı! Yemeye geldim seni. Benden kurtulamazsın. Ben, senin vicdan azabınım!

- Oysa bazı insanlar vardır; en çamurlu yerlerden bile kolalı beyaz gömleklerini ve açık renk pantolonlarını kirletmeden çıkarlar. Böyle adamlar hayatta başarıya ulaşırlar.

- Can çekişmek nasıl bir şey bilir misin Olric? Hayır efendimiz, nasıl bir şey . Ona söyleyebileceğin o kadar şey varken susmaktır Olric.

- Kolundaki yaralar efendim? Tutunurken öyle oldu Olric. Ya yüreğindeki yaralar efendim? Tutulurken öyle oldu Olric! Peki ya gözlerindeki suskunluk; ne efendim. Hiç dokunma. Sus Olric.

- Kitapçıların ve çiçekçilerin bazı özellikleri olmalıdır Olric. Gelişi güzel insanlar bu mesleklerin içine girmemeli. Kitaplar ve çiçekler özel itina isteyen varlıklardır. Ne yazık, bu meslekler de artık olur olmaz kimselerin elinde, sattıklarıyla ilgileri olmayan kişilerin. Durmadan kitaplara ve çiçeklere eziyet ederler, onlara nasıl davranılacağını bilmezler. Bana kalırsa, bir kitapları koruma derneği kurmalı ve kitaplara kötü muamele edilmesini önlemeli…

- Bakma Olric insanların “Beni çok sevecek birini arıyorum demesine, Büyük bir sevgiye maruz kalınca hepsi kaçacak delik arıyor.

- Şimdi al yalnızlığımı ört üzerine Olric. Belki o vakit bırakıp her şeyi. Gelirim bir yerlerden başlamak için yeniden.

- Gelir mi dersin Olric? Gelmez, gelemez efendimiz. Neden Olric? Yüreği o kadar büyük sevemezde ondan efendimiz.

- İnsan nedir bilir misin Olric? Nedir efendimiz? Ağaçları kesip onlardan kâğıt yapan sonra da o kâğıtlara “ağaçları koruyunuz” yazandır.

- En tehlikeli kelime nedir Olric?  Ama’dır efendim bana göre.  Neden Olric?  Önceden söylenen her söylemi veya kelimeyi öldürür! Mesela, seni seviyorum ama. gibi.

İlginizi çekeceğini düşündüğümüz Edip Cansever Sözleri adlı yazımıza göz atabilirsiniz.

Sevgili kullanıcılarımız, sizler için birbirinden Kısa ve Anlamlı Edip Cansever Sözleri bulduk, buluşturduk ve bir araya getirdik. İşte Duyulmamış Duyguların Tarihçisi Edip Cansever'den Duygu Yüklü Sözler sizlerle;

Sevgili kullanıcılarımız, sizler için birbirinden Kısa ve Anlamlı Edip Cansever Sözleri bulduk, buluşturduk ve bir araya getirdik. İşte Duyulmamış Duyguların Tarihçisi Edip Cansever'den Duygu Yüklü Sözler sizlerle.
- Biliyorsun, bizim her türlü yalnızlığımız Yeni bir dil olacak yarın.

- Sarılıp gövdesine sımsıkı Bir kadın kendini doğurabilir isterse.

- Ölünce kirlerimizden temizlenir Ölünce biz de iyi adam oluruz...”

- Bana kalbimdesin deme! Bilirsin, kalabalık yerleri sevmem.

- Çocuklar büyükler gibi konuşur sefaletten.

- Günlerden ne? Pazartesi. İyi bilirim.  Ama gün nedir bilmem.

- Bir mektup, bir telgraf alıntısı değil; unutulmuş bir sevdadır kapısını çalan."

- Kim ne derse desin ben bu günü yakıyorum. Yeniden doğmak için çıkardığım yangından.

- Aralık kapıdan soğuk geliyor Tam kalbimin üzerine bu akşam."

- Çok şeyleri kadınlar için yaptım, kadınlar Onlar ki yokmuşum gibi sevdiler beni.

- Özlem ki bir başkasının özlemine tutkunluksa Bir yerde hep aynı şeyi özlüyoruz.

- Ey benim ıslak yalnızlığım Umudum senden doğsun.

- Ve mutluluk bir kibrit çöpü. Artık ne kadar yanarsa...

- Ne kaldı farkında mısın bilmem gündüzler.. gündüzler biraz azaldı...''

- Susarak katlanıyoruz her mutsuzluğa. Saatlendiriyoruz günü. Bölüyoruz dakikalara.

- Acılar da acılaşıyor gittikçe... Sanki Bir azarlamayla ölümünü düşünen çocuklar gibi.

- Yani yaşıyor olmak.. Yaşamakla bağdaşmaz bazen."

- Umutsuzluğumu büyütüyorum" diyorsun, yalan!

- Var olmak, bir umudun Sözcüsü olmaktır aynı zamanda...

- Ama o geçerken ne yalan söyleyeyim; şuramda bir ağrı duydum"

- Ah bu nisan yağmurları, Hüznünü kaybetmiş çocuklar gibi şaşkın.

- Bu aralar ellerim hep üşür benim. Doktor kansızlık der, ben sensizlik derim.

- Gökyüzü gibi çocukluk, hiçbir yere gitmiyor.

- İnsan sevdi miydi buna bir çare düşünmeli.

- Bu aralar ellerim hep üşür benim. Doktor kansızlık der, ben sensizlik.

- Ben biraz “ertesi gün” gibiyim.. Eksiğim, unutkanım, öyleyim.

- Kuş olsun, insan olsun Yalnızlık, sevmeyi bilmeyenlerin icadı…

- Bir evin bir odası yanıyor yalnız, Habersiz bütün kent bundan.

- Ben biraz “ertesi gün” gibiyim.. Eksiğim, unutkanım, öyleyim.

- Kuş olsun, insan olsun Yalnızlık, sevmeyi bilmeyenlerin icadı

- Sana her zaman söylüyorum: Senin yüzünde gülmek var."

- Sanki hiç bir şey uyaramaz içimdeki sessizliği, ne Söz ne kelime, ne hiçbir şey."

- Hiç gitmeyecekmiş gibi sevenler, Hiç sevmemiş gibi gittiler.

- Çok uzaklara bakmaktır diyoruz; durmadan saate bakmak."

- Seviyoruz bir sevilme içgüdüsüyle...

- Bir papatya ne kadar uzağı görebilirse O kadar yakın kalplerimiz birbirine.

- Ben sana uyandım yine, Sen başkalarıyla uyurken...

- Yok düş kuracak vakit bile, Her şeyi bir yana bırakıyoruz söylene söylene.

-  Günlerden ne? Pazartesi. İyi bilirim. Ama gün nedir bilmem.

- Sanki hiçbir şey uyaramaz içimizdeki sessizliği, ne Söz, ne kelime, ne hiçbir şey.

- Zakkumları mezarlara yakın dikmeseler ne iyi Ölümün rengi oluyor.

- Hava soğudu, Kasımın son günleri Kar yağacak; Bembeyaz olacak unutulmuşluğum.

- Kısaca söyleyeyim; anlamak yordu beni.

- Dünyaya iyi Sözler söyledikçe ben İyi Sözler söylenmiş bir kadın gibi güzelleşiyor dünya.

- Hiçbir yere taşmıyorum, kendime sızıyorum yalnız. Ben dediğim, koskocaman bir oyuk.

- Gün bitti. Saat kaç ? Bitecek mi bir gün savaşımız ? Hak edilmiş hüzünlerimiz olacak mı bizim de ?

- Belki yarın gidecek;bir anı gelecek bir başka anının yerine.İnsan bazen ağlamaz mı bakıp kendine.''

- Duyuyor musun? İnsanın insandan aldığı bütün yaraların merhemi insandadır diyorum sana.

- Bir yerimiz varsa bu dünyada, her şey insanca olmalı. Sevmek de, yaşamak da, ölmek de.

- Bazen diyorum ki onu kafama takmamalıyım. Sonra da diyorum ki; önce kalbimden atmalıyım.

- Doğanın bana verdiği bu ödülden çıldırıp yitmemek için iki insan gibi kaldım. Birbiriyle konuşan iki insan.

- Bu yüreğe bu kadar acı fazla dersin bazen kendine ama hata bizde. Küçücük bir yürekle kocaman sevmek ne haddimize.

- Bazen arkana bile bakmadan gitmek istersin. Öyle her şeyi bırakmana falan da gerek yok. Anıları bırakabilsen yeter.''

- Otursak bir akşam üzeri Sen bana hiç bilmediğim bir hikaye anlatsan. Bildiğim bir hikaye de anlatsan ben bilmezden gelirim, Söz !…

- Öyle bir çık ki karşıma her baktığımda ilk defa görüyormuşum gibi, az kalsın ölüyormuşum gibi hissedeyim seni."

- Günün acılarını geçiyorum işte kendime iyilikler söyleyerek; Tane tane yenilgiler bırakarak arkamda…”

- Öyle bir çık ki karşıma her baktığımda ilk defa görüyormuşum gibi, az kalsın ölüyormuşum gibi hissedeyim seni."

- Bu yüreğe bu kadar acı fazla dersin bazen kendine. Ama hata bizde. Küçücük bir yürekle kocaman sevmek ne haddimize!"

- Biliyorsunuz ya bir ağrısı vardır gitmenin Nereye, ama nereye olursa gitmenin Hüzünle karışık bir ağrısı.

- Çiçekler ağaçlarda kalsın, uçurtmalar göklerde. Haziran, temmuz, ağustos birbirine sokulsun. Ne olur bu böyle olsun.

- Sıkıntı var, boğuntu var, tedirginlik var, çirkinlik, yalan, her şey var. Ama hep umut var her şeyin içinde…

- Adam masaya Aklında olup bitenleri koydu Ne yapmak istiyordu hayatta İşte onu koydu Kimi seviyordu kimi sevmiyordu.

İlginizi çekeceğini düşündüğümüz Can Yücel Sözleri adlı yazımıza göz atabilirsiniz.

Sevgili kullanıcılarımız, sizler için birbirinden Kısa ve Öz Can Yücel Sözleri bulduk, buluşturduk ve bir araya getirdik. İşte Can Yücel Sözleri sizlerle;

Sevgili kullanıcılarımız, sizler için birbirinden Kısa ve Öz Can Yücel Sözleri bulduk, buluşturduk ve bir araya getirdik. İşte Can Yücel Sözleri sizlerle.
- Vakit gelince gitmenin adıdır günbatımı… Ömürden… Gönülde… Günden…

- İnsan aklındakilerle gündüzleri, yüreğindekiyle geceleri uğraşıyormuş.

- Bayram nedir ki dedim kendi kendime. Bayram bir ömürdür ben gibi bir deliye.

- Önemli olan bir omuza yaslanmak değil; o omuzda yaşlanmak!

- Kalp zaten atıyor, marifet ritmi değiştirebilende.

- Gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar, ihanetinden onlar da payını almasaydı eğer.

- Keşke kendini bırakıp gidebilse insan. Ama olmuyor.

- Ona öyle nasıl bağlandın dediler. Ben değil, o bağladı dedim.

- Yaklaşan gelecek… Bir Türk hâlâ bütün Cihana, Bin Türk Lirası da, Bir Dolara bedel.

- Kafama bir çekidüzen verip, Dayayıp döşemeliyim içini.

- Sevince çocuk oluyor insan.

- Bana bir varmış de, “Bir varmış, bir yokmuş” deme, İçime dokunuyor…

- Kaliteli kadına sahip çıkılmaz; O kime ve nereye ait olduğunu bilir.

- Gözlerimden tut da, Ciğerime kadar kırgınım…

- Bu bahar nerde kaldı, yau? – Onu bilmeyecek ne var, Bir başka bahara kaldı bahar.

- Dağıtalım diyorum çocuklar bu kara dumanı, Gül alıp satmanın tamdır zamanı.

- Sıcak bir ele ihtiyacın olduğunda diğer elini tut, kimseden fayda yok bu devirde.

- Yüreğin kadardır hayat; “Seviliyorsun renkli, Seviyorsan siyah beyaz.”

- Aynanın sırrı nedir ki? Kırıldığında beni göstermediği zaman.

- Kelime değil bir cümledir. Kurmak içinse, Özneyle yüklem değil, İki yürek gerekir!

- Birini ne kadar çok seversek, Hayat onu bizden o kadar çabuk alıyor…

- Sevgili, arayıp da bulduğun birisi değil, hiç aklında yokken âşık olduğun kişidir.

- Sen ordan bi canım dersin, Benim kalbim kaburgamın altına sığmaz burada…

- Ve şimdi aşk; yazın ortasında bir kar tanesiyle tanışmak gibi.

- Keşke kendini bırakıp gitse insan, Ama olmuyor…

- Aşk kelimesi ne kadar çok kullanılırsa, anlam yükü o kadar azalır.

- Görmüyor musun, Su içiyorum, Şiir yazıyorum, Ne dokunuyorsun?

- Martılar ki sokak çocuklarıdır denizin…

- Kalıyoruz… Kuş olup uçmak isterken, Ağaç olup kök salıyoruz.

- Teslim edeceksin kendini, Eller yukarı, Yakar yakarı.

- Küfür, burjuvazinin ağzında bir lağım çukurudur. Küfür, işçi sınıfının ağzında bir çiçektir.

- Kadından meleklik bekliyorsan önce ona cenneti sunmalısın.

- Kural bu: En çok seven, hep önce terk edilir.

- Belki de insan sevmeyi bilmediğinden değil, sevgisine layık biri olmadığından yalnızdır.

- Keşke hep çocuk kalsam dizimdeki yarayı en büyük acım sansam.

- Suskunluğumu hafife alma, Konuşursam kaldıramazsın…

- Anladım; Yar’la bir olmayınca, Yer’le bir oluyormuş insan…

- Yaşamak düğünse, sen orda gelindin.

- Kurtarıcılar kurtara kurtara, Kurtardılar, Memleketi memleket olmaktan…

- Gerçek arkadaşlar arasına mesafeler girmez.

- Bir gün herkes gibi olmadığımı anlayacaksın. İşte o gün sen herkes gibi olacaksın…

- Gözün arkada kalacaksa, marifet değildir gitmek.

- Çok gülen insana iyi davranın. Çünkü bir yerlerde hep tek başına ağlar.

- Bir iş açacaksın sen başımıza yangın mı olur artık, bahar mı?

- Aklında bulunsun sevgilim; sen beni kandırmadın, ben inanmayı seçtim.

- Unutma; Artık onu unuttum, demek, Bir kez daha hatırlamaktır aslında.

- Sessizlikten yaratmışsa evreni yaradan, Seslerden sessizlikler yaratmaktır yaratıcılık.

- Bazen tek ihtiyacımız olan bir el, Ve bizi anlayacak bir yürektir.

- Seveceksen, yalnız kaldığında aklına geleni değil, hiç aklından çıkmayanı seveceksin.

- Bizimkisi bir aşk hikâyesi değildi. Aşk’tı bizimkisi, gerisi hikâyeydi.

- Öyle içten ki yüreğimin en derinindeki yerin; Çıkarı yok! Çıkası yok! Çıkarasım yok.

- Bir tek insanın bize “iyi ki varsın” demesi, var olduğumuz için mutlu olmamızı sağlar.

- Aslında bütün insanları sevebilirdim, sevmeye ilk senden başlamasaydım…

- Bedenin yükünü ayaklar taşır, ruhun yükünü yürekler…

- Gülümsemek, daha güzel bir görüntüye kavuşmanın bedava yoludur.

- Senden ayrılınca anımsadım dünyanın bu kadar kalabalık olduğunu…

- Sen cevapları ezberliyorsun ama, Hayat asla aynı soruyu tekrarlamaz.

- Çünkü hayat; birinin tüm kalbiyle senin yanında olduğunu bildiğinde güzelleşiyor.

- Hayatta her şeyini bir kişiye bağlama. Çünkü onu kaybedersen, her şeyini kaybedersin.

- Sevgi emekmiş. Emek ise vazgeçmeyecek kadar ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş.

- Bilmelisin ki; yüreğiniz ne kadar kan ağlarsa ağlasın dünya sizin için dönmesini durdurmuyor.

- Ne benim yalanlarım ne de bu haftalarca yağmur, Kimseler yıkayamaz ellerinin beyazlığını.

- Sevgi emekmiş, Emek ise vazgeçemeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş.

- İnsanlığı sevmiyorum, Fatma, Kamil bana yeter. Tek eyalimle kalayım, Gerisini kalaylayım.

- Yalnızım; çünkü herhangi biriyle değil; beklediğime değecek kişiyle devam etmeliyim bu yola.

- Bazen her şeyi unutup, sadece sarılmak istersin; Ama bir şey seni hep durdurur. Adı ne mi? Gurur.

- Ben hep böyle yaşadım, Herkesi uyandırmak için, Vakti saati değildi belki, Belki de beceremedim.

- Karşındakini kırmamak ve inançlarını savunmak arasındaki çizginin nereden geçtiğini bulmak zor.

- Bir denizanasıdır umut, Ta suların ortasında, Açılır, Kapanır, Açılır, Kapanır, Kapanır, Açılır.

- Bazıları “Seviyorum” der, çünkü ezberlemiştir. Kimileri diyemez, çünkü gerçekten sevmiştir.

- Seni seviyorum demek değil ki marifet, önemli olan o kelimenin tüm sorumluluklarını alabilmek…

- Öyle birini seveceksin ki, yüreğinden kimse ayıramayacak… Ve öyle birini seveceksin ki, seni gözleriyle aldatmayacak…

- Biliyorum suçluyum razıyım cezama, Çalmadım öldürmedim ama, Daha kötüsünü yaptım. Na’aptım biliyor musunuz Reis Bey? Tuttum insanları sevdim.

- En uzak mesafe ne Afrika’dır, ne Çin, ne Hindistan, ne seyyareler ne de geceleri… ışıldayan yıldızlar… En uzak mesafe iki kafa arasındadır birbirini anlamayan…

- Anne karnına sığarken dünyaya neden sığmadığını ve en sonunda bir metrekarelik yere sığmak zorunda kalacağını fark etmeli insan.

- Ne kadar yaşarsan yaşa, Sevdiğin kadardır ömrün. Gülebildiğin kadar mutlusun. Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin.

- Bugünkü aklım olsaydı, dün yaptıklarımı yapmazdım. Ama dün yaptıklarımı yapmasaydım; bugünkü aklım olmazdı.

- Ağlayanı güldürebilmek, ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş. Gözyaşımı kahkahaya çevirdiğinde anladım.

- Ne kadar çok elimiz varmış meğer! İlkin, senin elinle tutuşan benimki, Sonra çocuklarınki, Gençlerinki, Tekel işçilerininki, Sonra, ellerin elleri… Ne kadar çok elimiz oldu, baksana, Tutuşa tutuşa, Bir orman gibi!

- Toprak gibi olmalısın… Ezildikçe sertleşmelisin! Seni ezenler muhtaç kalmalı! Hayatı sende bulmalı…

- Asıl eksiklik eksik olduğumuzu düşünmekti. Asıl eksiklik, çareyi başkasında aramaktı. Hayatın matematiği farklı; iki yarımı toplayınca bir etmiyor. İnsan tek başına mutsuzsa başka biriyle de mutlu olamıyor.

- Önüne geçemediğin tek şey kaderdir. Seni yaşama bağlayan aslında bir mucizedir. Bugün yaşadığın her şey dünden kalma sebeplerdir. Ve aslında hayat dediğin, Yaşayabildiğin kadar güzeldir.

- MARE NOSTRUM En uzun koşuysa elbet Türkiye’de de Devrim, O, onun en güzel yüz metresini koştu, En sekmez lüverin namlusundan fırlayarak… En hızlısıydı hepimizin, En önce göğüsledi ipi… Acıyorsam sana anam avradım olsun, Ama aşk olsun sana çocuk, aşk olsun!

- Can Yücel’e bir gün sorarlar; – Neden hep babanıza olan sevginizi anlatan şiirler yazmıyorsunuz? Can Yücel cevap verir; –Anneme olan sevgimi anlatacak kadar şair değilim.

- Bazen seni seviyorum diyemez insan onun yerine – Hava soğuk, sıkı giyin, der… – Hız yapma, dikkatli git, der… – Gidince beni ara, der… – Yorma kendini, der…  – Geç yatma erken kalkacaksın, der… Derr derr durur. Mutlu olmasına yeterdi bu…

- Geldiğin kadar değil, göründüğün kadar mutlusun ve sakın unutma; gittiğin kadar değil, hak ettiğin kadar unutulursun…

- Ne yormak istedim seni. Ne de yormak kendimi. Çok çalıştım, Gitmeye de kalmaya da… İkisi de aynı acı. İkisi de rezil… Daha önce de gitmiştim, Ama böyle kalarak değil…

- Gitmek unutmak değildir sen bunu çok iyi biliyorsun. Aklımda gözlerin varken, sen buna gitmek mi diyorsun?

- Hiçbir insan öylesine girmiyor hayatımıza… Kimileri ceza, kimileri bela, kimileri imtihan, kimileri ise armağan.

- Ya sevmesin kimse kimseyi, ya da akmasın aşk dolu gözlerden yaş… Ya olmasın ayrılık denen illet ya da adam gibi sevmesini öğrensin bu millet…

- Hani iftar vaktine yakın susar ya insan, yokluğun o denli yakıyor beni. Söyle ne zaman okunur burada ezan, bir yudum su gibi özledim seni.

- İçin yanarken üşümek, yüreğin kan ağlarken gülmek, Özleyip de sevdiğini görememek, işte aşk bu olsa gerek…

- Anladım ki aşk, her iki tarafı da mağdur eden, yürekte izinsiz gösteri yapan mutluluk karşıtı bir eylem.

- Kimi güzelim der sevdiğine, kimi özelim. Ama sevgi ne güzellik ister, ne de özellik. Sevgi sadece yürek ister.

- Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın. Ve zaten genellikle o daha az sever seni, Senin onu sevdiğinden… Çok sevmezsen çok acımazsın.

- Bir eşi olmalı insanın. Rüzgâr onun kokusunu getirmeli, yağmur onun sesini. Akşam onu görecek diye, pırpır etmeli yüreği. Ayakları birbirine dolaşmalı heyecandan, eve dönerken. Her bir hücresinden aşkın fışkırdığı, çölde okyanusu yaşadığı bir eşi olmalı insanın! Ben seni ölene dek seveceğim boş laf! Ben seni sevdikçe ölmeyeceğim…

- Senin için yasak dediler. – Yasaklar çiğnenmek içindir dedim. – Senin için imkânsız dediler. – Önemli olan… İmkânsızı başarmak dedim…

- Her yürek sevebilseydi eğer, ayrılık hiç olmazdı. Her seven yürekli olsaydı zaten “aşk” bu kadar basit olmazdı!

- Aslında hiç kimse sevmedi, Bir ben sevdim seni… Severmiş gibi değil, Kana kana sevdim seni. Tıka basa sevdim… Dolu dolu sevdim… Aslında kimse sevmedi seni, Sevmekten çekindi , Oysa ben; yana yana sevdim seni… Bile bile sevdim… Aklımdan zorun var gibi, Aklıma silah dayanmışçasına, Mecburmuş gibi, Ve başka çarem yokmuşçasına, Bir ben sevdim seni… Aslında bir sen sevmedin beni, Herkesi sevdiğin gibi…

- Seni yıldızlara benzetiyorum, Onlar kadar etkileyici, çekici ve güzelsin. Ama aranızda tek fark var. Onlar milyonlarca sen bir tanesin.

- Tabaklarda kalan son kırıntılar gibiydi sana olan sevgim. Sen beni hep bıraktın; bense he parkandan ağladım…

- Sevmek seviyorum demek değil, yüreğinde hissetmektir… Ve aşk yanında olanı sevmek değil, bazen gelmeyecek birini beklemektir.

- Sebepsiz sevmektir aşk, Nedeni olmadan bağlanmak birine. Gözlerine baktığında erimektir içten içe, Ellerini tuttuğunda titremektir tüm benliğinle. Hatta sarılamamaktır utançtan. Çünkü utanmaktır sevmek aslında. Sevmek nedir aslen? Ölmek mi uğruna? Yaşamak mı onunla? Sevmek mi ömür boyunca? Yoksa ayrılmak mı gerekince? Nedir insanı başkasına bağlayan? Güzelliğimi? Bilmez kimse bu soruların cevabını… Kimi sever güzelini, Kimi sever özelini?

- Sırtımda çıplak, Islak nefesin, Bir gidip bir geliyor. Biz senlen yatmıyoruz ki, Yaşamıyoruz da, Hep yarışıyoruz. Sen mi ben mi, Önce kim, Ölümü öldürecek diye.

- Aşk, sabahlara kadar uyumamak değildi aslında. Her sabah uyandığında, yaşamaktan önce onun gelmesiydi aklına.

- Ben gidiyorum dediğimde, “gitme” diyen birini değil, ben de geliyorum, yalnız gidemezsin, diyen birini istiyorum.

- Galiba yoruldum, Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar, Kendime kalbimi kanıtlamaktan, Ve kanıtladığıma kendimi inandırmaktan, Ve dahası kocaman bir sahada tek başına koşmaktan yoruldum…

- Günün aydın, akşamın iyi olsun.” diyen biri olmalı. Bir telefon çalmalı ara sıra da olsa kulağımda. Yoksa, zor değil, hiç zor değil, Demli çayı bardakta karıştırıp, Bir başına yudumlamak doyasıya. Ama “Çaya kaç şeker alırsın?” diye soran bir ses olmalı ya ara sıra…

- Her şeyin kadar değil, değeri kadar seveceksin. Çünkü beklentin ne kadar çok olursa, o kadar yıkılırsın.

- Bir masada karşı karşıya, Seyrederken dudaklarını senin, Dile gelmiş ilk Türkçeydik, Henüz başlamış kül rengi bahar, Ne savaş, ne barıştık biz…

- Hayattan aldığım en büyük ders: Sevgisiyle karşında sapasağlam duramayan birine, asla yaslanmayacaksın!

- Bilinmedik bir hüzün var içimde; bir gariplik. Anladım ki, Ya ben fazlayım bu şehirde ya da biri eksik.

- Dünyada üç çeşit sandık var. Çeyiz sandıklarımız, adam sandıklarımız bir de? Söz verip de tutar sandıklarımız.

- Sen kasırgalara dayanmışsın, rüzgârla mı yıkılacaksın! Başka çaren yok yüreğim; dosta düşmana karşı ayakta kalacaksın.

- Öyle herkesi sevmeyeceksin… “Seviyorum” demeyeceksin! “Seni seviyorum” diyebilmek için gerekirse bir ömür bekleyeceksin.

- Gitmek gerekir bazen. Fazla yormadan, daha çok bıktırmadan. Eğer vaktiyse ardına bile dönüp bakmadan.

- Üç harf yan yana kaç şekilde gelir bilir misin? Aşk dersin… Sen dersin… Ben dersin… Sen ben biter, Biz dersin. Gün gelir, Git dersin. Peki “dur” kelimesinden haberdar değil misin? Dur demeyi bilmez misin? Git demek kolay, dur diyebilecek kadar yürekli misin?

- Hayatta kalabilmek için bir ömür veriyoruz. Bir ömür karşılığı, bir ömür yani. Ne saçma… Bahar mıdır bizi bu hale getiren? Galiba. Ben her bahar âşık olmam ama, Her bahar gitmek isterim. Gittiğim olmadı hiç, Ama olsun… İstemek de güzel.

- Bu devirde herkes hep ben der, Kimisi gönülden kalender. Yaşam dediğin böyle işte. Altını şer, incisi ker…

- Yüreğinde aşk olmadan geçen her gün kayıpmış, Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım…

- Umursamıyorum artık hiçbir şeyi ve istemiyorum kimseyi yanımda! Her gelen biraz daha acıtıp gidiyor nasılsa.

- Aynı ülkenin farklı şehirleriydik. Ben sürgün yeri, sen başkenti. İlk isyan hep sende başlardı, cezasını çekmek bana kalırdı…

- Kanatlarında kargaların ölüm korkusu, Çığırdıkları bir ölüm türküsü, Ama Demolifos türküye başlamaya görsün, Kargalar ölüyor bütün.

- İncitmeyin beni. Giydiğim fistanlar bile çiçekli. Bedenimin ne önemi var ki. Benim hazinelerim yüreğimde gizli…

- Çok sahiplenmeden, Çok ait olmadan yaşayacaksın. Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi, Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat. İlişik yaşayacaksın. Ucundan tutarak.

- Bazen su olmak lazım, sessiz sakin! Bazen sel olmak lazım, öfkeli ve hırçın! Bazen mum alevi olmak lazım, sabırla tükenmeyi bekleyen! Bazense volkan olmak lazım, önüne gelen her şeyi hızla tüketen! Kimine su olacaksın kimine sel! Kimine mum olacaksın kimine volkan. Ama kimseye asla kul olmayacaksın, yüce Yaradan dururken.

- Görüyoruz, işitiyoruz televizyonda, Büyük küçük meclislerde, panellerde, Basın toplantılarında bir “sayın”dır gidiyor. “Sayın” aşağı “sayın” yukarı. “Sayın” diyorlar birbirlerine hep, Oysa sayıyla verilmedi ki, Bu muhterem dürzüler bize!

- Erkek dediğin, Ruhunu okşamasını bilecek. Romantik olacak kimi gün. Habersizce kucağında çiçeklerle çıkıp gelecek. Özel günleri unutmayı marifet sanmayacak. Erkek dediğin, Kayıtsız olmayacak senin bütün zarafetine karşı. Gerçekten seven bir kadın sevgi ve ilgi pekler. Erkeğine verdiği aşkın karşıladığında küçük bir tatlı Söz, kısa bir mesaj, bir çağrı bile onu mutlu edebilir.

- Kadın dediğin güzel olacak… Zeki olacak zeki, seni bir hamur gibi karmasını da bilecek, o hamura kendini katmasını da… Paranın güzelliğini bilecek ama ne parasızlığın ezikliğini ne de paranın kudurmuşluğunu yaşayacak. Değerlerini bir anlık hevesler uğruna terk etmeyecek. Namussuzluğunu, ahlaksızlığın…

- Ben; Benden olgun insan isterim karşımda! Benden dürüst, En ufak dalgada, Arkasını dönmeyecek kadar olgun. Arkamı döndüğümde, Sırtımdan vurmayacak kadar güvenilir. Bir o kadar cesaretli olmalı. Yağmurdan ıslanıp, fırtınadan kaçmamalı. Ayağı taşa takılınca kayadan korkmamalı. İşine gelince sevip, Zoru görünce bırakmamalı!

- Yormak istemiyorum artık kimseyi, yorgunum zira! Kelimeleri yan yana getiresim yok kendimi anlatmak için. Yeni bir alfabe arıyorum konuşabilmek için. Hiç söylenmemiş Sözler duymaya ve yeniden cümleler kurmaya ihtiyacım var. Yetmiyor bildiklerim…

- Farkında olmalı insan, kendisinin, hayatın, olayların, gidişatın farkında olmalı… Farkı fark etmeli, fark ettiğini de fark ettirmemeli bazen… Bir damlacık sudan nasıl yaratıldığını fark etmeli… Ana karnına sığarken dünyaya neden sığmadığını ve en sonunda bir metrekarelik yere nasıl sığmak zorunda kalacağını fark etmeli… Ömür dediğin üç gündür… Dün geldi geçti, yarın meçhuldür… O halde, ömür dediğin bir gündür… O da bugündür…

- Başka türlü bir şey benim istediğim. Ne ağaca benzer, ne buluta benzer. Burası gibi değil gideceğim memleket, Denizi ayrı deniz, havası ayrı hava. Nerde gördüklerim, nerde o beklediğim kız, Rengi başka, tadı başka…

- Üşüyor mu deniz, Üstüne boşandıkça yağmur? Ondan mı dersin, Tüyleri böyle ürperiyor? Ben de gidersem bi gün bu biçim bi sağnakta, Alı al moru mor bir sandal gibi acaba, Yıllar sonra yılmayıp yine, Çarpar mı yüreğim yurdumun sahillerine?

- Yüreğinin dubalarını geniş tut, ihtiyar! Sen böyle nice dayılar gördün bugüne kadar, Hepsi de yedeklerinde sürüye sürüye ayılarını, Senin üstünden azamet-i böbreki ve kalpak-ı pöstekiyle geçip, Tarih’in hayvanat bahçesini boyladılar.

- Bir süre sonra insanlar pek de umrunda olmuyor. Kimseyi değiştirmeye çalışmıyorsun. Kimin ne düşündüğünü, kimin ne yaptığını umursamıyorsun. Yorulunca kendi kabuğuna çekilip o küçük dünyanda yalnız yaşamayı öğreniyorsun. Anlık mutluluklar yaşayıp derin hüzünleri tek başına atlatmayı öğrendiğin vakit kimseye de ihtiyacın olmuyor. Siz buna yalnızlık diyorsunuz, ben ise HUZUR…

- Gittin mi büyük gideceksin! Ayrılık bile gurur duyacak seninle. Gittin mi ayakların yakınından bile geçmeyecek. Gölgen bile kalmayacak ardında. Gittin mi onurunla gideceksin. Haklıysan gidecek, gitmişsen dönmeyecek.

- Gün gelir bu işe bu millet de şaşar, Tam kurşun işlemez deminde karanlığın, Bir ateş böceğidir başlar…

- Ne geçmişe saplanıp kalacaksın, ne geleceğin düşlerini kuracaksın… Ömür dediğin şu andır, onu da hak ettiğin gibi yaşayacaksın.

- Duvarda asılı diplomalar insanı insan yapmaya yetmez. Kuzu gibi olun diyorlar, Büyüyüp ortaya çıkınca, Koyun gibi gütmek için sizi.

- Henüz tanıştım, Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar, Tanıdığımı sandığım bana daha da yakınım artık, Duvarlara anlatırken öğrendiklerim kendi hakkımda, Ve aynalara ağlarken gördüklerim kendi tarafımda… Bir yanım memnun oldum diyor, bir yanım tanıyamadım daha, Samimi değil!

- Yahu nedir bu bendeki esrarlı ısrar? Aynı rüyaya dalarmış gibi tekrar tekrar, Yüzyıllardır seni her gördüğümde çıplak, Yeşeren gözlerimden düşer oluyor bir yaprak.

- Hayatına girmek isteyene, tam zamanında açmalısın kapını… Ve tam zamanında çıkarmalısın sevgiden şımarmaya başlayanları…

- Unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın, Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak. Kendini yalnız hissettiğin kadar yalnızsın. Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.

- Anlarsın ki; aslında kimsenin farkı yok kimseden… Sadece biri dahi iyi yalan söyler. Daha iyi oynar oyununu… Hepsi bu.

- Yağmur varsa ıslan, Güneş varsa ısın, Hatta üşü hava soğuksa. Yürü, yürürken sağa sola bak, Öylesine değil, görerek bak. Çiçek görürsen kokla, Köpek görürsen okşa, Çocuk görürsen yanağından makas al.

- Sırtında yumurta küfesi olmak diye bir deyim vardır; Evet, sırtımızda yumurta küfesi var hepimizin, Kendi imalatımız küfeler.

- İy’etmiş Selçuklular geldiklerine, Osmanlılar da iy’etmiş, Bizden sonra gelenler de iy’edecekler geldiklerine, Gelebilirlerse tabiy, İy’edecek bir şey bırakmıyaca’az ki biz.

- Düzen bu: Kadınlar ağlar, erkek bakar… Kadın duyar, erkek duymaz… Kadın sorar, erkek susar… Kadın gider, erkek içer…

- Boş boş seviyorum demekle olmaz; Göstereceksin sevdiğini, hissettireceksin… Yapamıyor musun? O zaman yoldan çekileceksin.

- Kendine bak kendine… Özüne… Sözüne… Benliğine… İlgilenme kimseyle… Kim ne yemiş, ne giymiş, Bundan sana ne? Sen kendini besle… Bilgiyle… Sevgiyle…

- Yaşamak istiyorum, Yaşamayı bu soğumuş cehennemde, Ölü bir dost gibi içim titreyerek düşünmek değil sade, Yaşamayı yaşamak istiyorum.

- Bazen rüzgârın saçımı dağıtmasına, yağmurun yüzümü ıslatmasına, birilerinin kalbimi kırmasına izin veririm. Sonra; saçımı toplarım, şemsiyemi açarım, kalbimi kapatırım. Hepsi bu…

- Bir el tutmak istersin ya bazen ya da birine sarılmak. Maalesef izin vermez buna hayat. Kendine sarılmalısın sen de hayata inat!

- Kadının hası güle benzer. Rengiyle, kokusuyla, dikeniyle. Şımarıklığın da hakkını verir. Ağırbaşlı tebessümleri olur bir de. Gerçek bir kadın şiir gibi olur, mey gibi olur, ömür gibi olur…

- Bi hayli kırgınım… Kime olduğunu, neden olduğunu bilmeden. Belki hayata, belki kendime, belki de dilimden düşmeyen keşke’lere.

İlginizi çekeceğini düşündüğümüz Mustafa Kemal Atatürk Sözleri adlı yazımıza göz atabilirsiniz.

Söz Ara