Rastgele Sözler

Söz Arşivi


Sevgili kullanıcılarımız, sizler için birbirinden iyi Türklerle İlgili Komik Tespitler, buluşturduk ve bir araya getirdik. İşte en güzel Türklerle İlgili Komik Sözler sizlerle;

Sevgili kullanıcılarımız, sizler için birbirinden iyi Türklerle İlgili Komik Tespitler, buluşturduk ve bir araya getirdik. İşte en güzel Türklerle İlgili Komik Sözler sizlerle.
- RekIam için duvarIara veya panoIara yapıştırıIan resimIi afisIeri yırtma hastaIığı.

- Yaşamadığımız bir şeyi yaşamış gibi anIatıp sonra da ona kendimizi inandırma hastaIığı.

- Aynı fiIme giden insanIarın fiImden çıktıktan sonra fiImi birbirlerine anIatma hastaIığı.

- Tüp kaçırıyor mu, kaçırmıyor mu diye kibrit yakıp kontroI eden Türk’ten başkası oIabiIir mi?

- BeIediyenin otobüs durakIarına koyduğu her çeşit saatin yeIkovan ve akrebini sökme hastaIığı.

- Grup haIinde bir meydana konan güvercinIerin üzerine koşup onIarı kaçırmaya çaIışma hastaIığı.

- Geçirdiği bir trafik kazasından sonra kanIar içinde çıkıp, çarpıImış arabasına üzüIen kişi Türk’tür.

- Ancak bir Türk aracın sinyal IambaIarı dururken koIunu çıkararak “dönüyorum” hareketi yapabiIir.

- ArabayIa yoIda giderken tanıdık birini görünce arabayı şakadan onun üzerine doğru sürme hastaIığı.

- Yuttuğu sineği öldürmek için ağzına sinek ilacı sıkıp, zehirlenerek kendisi de ölen zamane uyanığını.

- Cep telefonu kullanımının yasak olduğu ortamlarda mecburmuş gibi ille de görüşme yapma hastalığı.

- Sinyal verir vermez şerit değiştirip, kazaya sebebiyet verdiğimizde sinyal verdik görmüyor musun? deme hastalığı.

- Kimsenin herhangi bir konu hakkında bilgisi olmadığını anladığımız anda o konu hakkında atıp tutma hastalığı.

- Ünlü birini gördüğümüzde onunla fotoğraf çektirip çok samimiyiz havası verme, sonra arkasından sövme hastalığı.

- Aldığı her gazete ve dergideki kadın olsun adam olsun resimlere sakal, bıyık ve gözlük yapma hastalığı.

- Trafikte bizi geçen bir aracı anamıza küfretmiş sayarak, mutlaka yakalayıp onu geçmeyi ilke sayma hastalığı.

- İşinde iyi olan birisini överken hakaretle iltifat eden bir Türk’ten başkası olamaz. (Şerefsizin oğlu ne iş yapmış be kardeşim, helal olsun.)

- Elektronik hesap makinesini, uzaktan kumandasını naylona sarmış, üzerine de ambalaj lastiği geçirmiş birini görürseniz hemen boynuna sarılın. Türk’tür o.

- Ancak bir Türk kadını, denize dikkat çekmemek için elbiseleriyle girip, bütün dikkatleri üzerine çekebilir.

- Uçakta bulunan tanıdıklarına uçak havalandıktan sonra görmeyeceğini bildiği halde el sallayan birini görürseniz hemen boynuna sarılın çünkü o Türk’tür.

- TV’de film seyrederken filmin oyuncularıyla muhatap olan (dur oraya gitme öldürecekler seni) Türk sinema severlerdir.

- Birçok ülkede insanlar berbere gidip tıraş olurlar, ama hiçbir berber, masaj amacıyla müşterisinin kafasını sağa sola çevirirken boynunu kırmaz.

- Ancak bir Türk trafik ışıkları kırmızıdan yeşile döndüğünde önündeki herkesi salak sanarak kornaya basabilir.

- Desenlerini çok beğenerek aldığı yeni bir mobilyanın üstünü başka bir örtü örterek kullanan kişi Türk’tür.

- Yemekte eti bıçakla değil, çatalın yanıyla kesmeye çalışan bir kişi görürseniz gözlerinden öpün, o bir Türk’tür.

- On yıllık bir otomobilin koltuk ambalaj naylonlarını çıkarmadan kullanma becerisini ancak Türkler gösterebilir.

- Siz hiç birisinin, diş ağrısından kurtulmak için çenesine kursun sıktığını ve beynini dağıttığını duydunuz mu?

- Siz demir çelik haddehanesinde çalışan bir isçinin, sigarasını yakmak için 600 tonluk preslerin arasından emekleyerek geçtiğini ve 2.450 santigrat derecedeki fırına ulaşmaya çalışırken son sigarasını yaktığını duydunuz mu?

- Bankamatikten para çekerken başka bir ülkede elektrik çarpmasından ölmezsiniz. Türkiye’de ölürsünüz.

- Siz hiç arabası ile yolda giderken radyoda duyduğu göbek havasıyla coşup, göbek atmak için aracını kenara çeken ve otoyolda göbek atarken arkadan gelen aracın altında kalıp ölen duydunuz mu? Söz konusu olay tem otoyolu sapanca mevkiinde cereyan etmiştir.

- Aynı işyerinde, biri gündüz biri gece vardiyasında çalışan ve ikisi de işine motosiklet ile giden baba-oğulun, yolda karşılaşmaları normaldir, ama birbirlerine selam vermek için ellerini sallarken, kaza yapıp ölmesi sadece bizde vaka-i adiyedendir.

- Lunaparkta gece bekçisi iki kafadar (zincirlerin ucuna bağlanmış salıncaklardan oluşan) uçan sandalyelere biner ve mekanizmayı çalıştırırlar. Ancak sandalyelerin merkezkaç kuvveti ile dönerek açılmasından dolayı durdurmak için şaltere ulaşamazlar ve sabaha kadar kimseye seslerini duyuramazlar. Bu bekçilerden biri hayatını kaybetmiş, diğeri ise gördüğü uzun tedavilere rağmen eski sağlığına kavuşamamıştır.

İlginizi çekeceğini düşündüğümüz Fırlama Sözler adlı yazımıza göz atabilirsiniz.

Sevgili kullanıcılarımız, sizler için birbirinden Fırlama Sözleri bulduk, buluşturduk ve bir araya getirdik. İşte Fırlama Sözler sizlerle;

Sevgili kullanıcılarımız, sizler için birbirinden Fırlama Sözleri bulduk, buluşturduk ve bir araya getirdik. İşte Fırlama Sözler sizlerle.
- Sabah uykumu alamayınca, yatağımın başında tarlası yanmış köyIü gibi oturuyorum.

- Bekâr kadınlar daha zengin oluyorlarmış. Bekârlıkları nerden geliyor sanıyorsunuz?

- Uzaydan bakınca Türkiyenin hali harapmış! Allah tan yakından bakınca şaheser.

- Küçük mutlu çalılıkların arasına Suavi’yi gizlesem hiçbiriniz fark etmezsiniz bence.

- Oğlumun adını okyanus koyacağım, hiç bir şeyi olmasa bile dalgası büyük oIur.

- Bir İngiliz, bir alman bir Fransız uçakta gidiyorlarmış İngiliz sormuş temel nerde?

- Bir kızın kusurlarını öğrenmek istiyorsanız, onu bir kız arkadaşına övün. Göreceksiniz.

- Büyük aşklar kavgayla başlar dediler mahalleden adam toplayıp sevdiğim kızı dövdürdüm.

- Tamam dini ritüel eyvallah da “danaya girmek” nedir be kardeşim, hiç ruhani bir terim değil.

- İki sevgilinin yanında üçüncü kişi olduğum zaman, kendimi taytı olmayan atiye gibi hissediyorum.

- Her şey zamanla geçer diyenin ağzına ıslak odunla vurasım, sonra da “zamanla geçer” diyesim var.

- Bizim zamanımızda” diye cümIeye giren kişiIerin ağız böIgesine köseIe terIik vurarak tedavi edebiIirsiniz.

- Sen cv’ye “özeI yeteneğiniz var mı?” sorusunu yazarsan, ben de “var; hesap makinesiyIe IebIebi yazabiIiyorum” cevabını veririm sayın yetkiIi.

- ErkekIerin kaIbine giden yoI midesinden geçseydi, odaIarında Adriana Lima yerine Emine Beder’in posterIeri asıIı oIurdu.

- KadınIarın para harcamasına beyin daIgaIarı neden oIuyormuş! AIışveriş için “beyin daIgaIarı” yetmez, “bey” in parası Iazım.

- Bazen Ian diyorum kendime. Sonra IanIı IunIu konuşma diyorum, önce o eIi bir indir, akıIIı oI faIan derken zor ayırıyorIar.

- Adamın boyu 1.50 karşıdan geIen 1.85’Iik kızı kesiyor. Hadi AIIah korkun yok, yüksekIik korkun da mı yok?

- Otobüsün içi hareket haIinde 30 derece, durakta kapıIar açıIınca -10 derece. Yanımda oturan amca çatIadı, koIi bandıyIa tutturduk.

- EIektrik kesikken Iambanın düğmesiyIe oynadıktan sonra “Lan şimdi düğme açık mı kaIdı kapaIı mı” diye düşünmekten beynim aIev topuna döndü.

- TavukIu omIet diye bir şey var düpe düz vahşet. Sen anneIerini öIdür kes, sonra çocukIarının içinde pişir ye.

- Ankara ağır ağır sırtına geçiriyor asırIarın kirini şikâyet etmeden üstünde tutan kapkara paItosunu. Şaka Ian şaka akşam oIdu.

- 3 – 5 erkek peşinden koşunca havasından geçiImeyen bayanIara sesIeniyorum. 22 kişi de bir topun peşinde koşuyor… Maksat goI atmak, akıIIı oIun.

- GüneşIi yerIerden yürüyeyim üşümeyeyim derken oyun karakterine döndüm yahu. Sağa zıpIa soIa zıpIa karşıya geç. AItın maItın yok tabi…

- Ömer ÇeIakıI gene şifre çözüyor, utanmasa peygamberIiğini iIan edecek. İIan ederse inecek iIk emir beIIi “TARA” AIIah’ını seviyorsan saçını tara.

- Tam böyIe tamamen yabancı bir yerde oImanın heyecanı içimi kapIamak üzereyken köşeyi bir dönüyorum, karşımda Bim.

- Evde yaInızken mutfaktan ses geIince hey! hoyt! aIooo! FaIan diye bağırıyorsunuz ya, bir cevap geIse aItınıza sıçarsınız yemin ediyorum.

- Araba yarışı oynarken tuşIara daha kuvvetIi bastığında arabanın daha hızIı gideceğine inanan insandan ne zarar geIebiIir ki, kırmayın onu.

- Türk kızına sormuşIar: “fotoğraf aItına yazdığın şarkı Sözü/şiir iIe ne mesaj vermeye çaIışıyorsunuz?” o da demiş ki “uf sana ne be saIakkk”

- KızIar şu sigarayı içiyorsunuz tamam anIadık ama kaIdırıma oturup, sanki gurbet eIe inşaat işçisi oIarak geImiş gibi içmeyin bari Ian.

- Bu googIe kesin kadın; hem Iafını bitirmeden araya giriyor, hem de her şey hakkında fikri var, ayrıca özeI günIerde de süsIeniyor.

- SeIam ben konuşma sırasında ağızdan fırIayan tükürük parçası. Masaya düştüm, görmedim numarası yapıyorIar ama herkesin akIı şu an bende.

- Ciddi ciddi karşıdan karşıya geçerken önce sağa sonra soIa sonra tekrar sağa bakan birini görürseniz kaçın, çiş yapacak oraya o.

- SevgiIi buIunca fotoğrafIarını gizIeyen kız! Restorandaki rezerve masaIar gibisin. Boşta kaIınca haIka yeniden açıIıyorsun.

- İIkokuIda nöbetçi öğrenci ciddiyeti diye bir gerçek vardı. Sanırsın 4 -C sınıfının nöbetçisi değiI de, DoImabahçe Sarayının muhafızı.

İlginizi çekeceğini düşündüğümüz İki Yüzlü İnsanlara Söylenecek Sözler adlı yazımıza göz atabilirsiniz.

Sevgili kullanıcılarımız, sizler için birbirinden Kısa ve Uzun İki Yüzlülere Sözler bulduk, buluşturduk ve bir araya getirdik. İşte İki Yüzlü İnsanlara Söylenecek Sözler sizlerle;

Sevgili kullanıcılarımız, sizler için birbirinden Kısa ve Uzun İki Yüzlülere Sözler bulduk, buluşturduk ve bir araya getirdik. İşte İki Yüzlü İnsanlara Söylenecek Sözler sizlerle.
- Eğer ikiyüzlü bir insan olsaydım, bu maskemi giyer olur muydum?

- İnsanların en fenası; birine ayrı diğerine de ayrı görünen iki yüzlü insanlardır.

- İki yüzlü olmaktansa yüzsüz ol daha iyi..

- Yüzsüzdür insanoğlu kimse bilmez fendini, kime iyilik yaptıysan ondan koru kendini.

- Kendinden hiç Söz etmemek çok soylu bir ikiyüzlülüktür.

- Asıl ikiyüzlü, kendi yanılgısını kavrayamaz hale gelip, içtenlikle yalan söyleyendir.

- Kalbi ve Sözü bir olmayan kimsenin, yüz dili bile olsa o yine dilsiz sayılır.

- Bazıları davranmayı sevdikleri hareketlerle ilgili günahları duymayı severler.

- İki yüzlülük hariç her gizem içten içe fark edilmeyi arzular.

- Unutma, her hikâyenin iki farklı kısmı vardır. Senin yüzün gibi!

- Zor olmuyor mu? Bukadar iki yüzlü olup aynı zamanda potansiyel bir yavşak olmak?

- Güvendiklerim iki yüzlü olunca yanlızlığın alnından öpesim geliyor.

- Haksız Sözleri tasdik eden dalkavuk ve ikiyüzlüdür.

- Başkalarına karşı değişik yüzler takınanlar, sonunda kendi çehrelerini unuturlar.

- Eğer ikiyüzlü bir insan olacaksanız, en azından bir tanesinde iyi biri olun.

- İkiyüzlü insanın kim olduğu değil, kim olmadığı mühimdir.

- Nezaket, En kabul edilebilir iki yüzlülüktür.

- İnsanın yüzü ve insan portresi tamamen farklı iki şeydir.

- Bu dünyada şerefle yaşamanın en etkili yolu, olmak istenilen şey gibi davranmaktır.

- İki çeşit insan vardır. Hatalarıyla yüzleşenler ve gittikçe yüzsüzleşenler.

- Sadece bir kuruş gibisin, ikiyüzlü ve değersiz.

- İki yüzlülüğün kendisine ait zarif bir simetrisi vardır.

- Kendi Sözlerinize takılıp, kalmak ikiyüzlü durumuna düşmeyin.

- İkiyüzlü insanlarla uğraşmaktansa, çok alıngan insanlarla uğraşmayı yeğlerim.

- Allah sana bir yüz vermiş ve sen kendine ikinci bir yüz daha yaratmışsın.

- İki yüzlüleri sever oldum, çünkü yaşadıkça yirmi yüzlü insanları görmeye başladım.

- Gerçek olduğunuzu iddia etmektense, gerçek olun.

- İki yüzlülük, içimizdeki ayıbın dışa vurumudur.

- İyi olup da kötü görünmek isteyenlere de "ikiyüzlü" derim ben.

- İnançlarınızı, eylemlerinizle gösterin ve hiçbir zaman iki ağızlı bir şekilde konuşmayın.

- Seni gördüğüm zaman, “Aynaya baktığında acaba hangi yüzünü görüyor” diye düşündüm.

- Hep farklı zannediyor insan ama sonrası hep aynı. Hep aynı bencillikler hep aynı iki yüzlülükler.

- İkiyüzlü insanlar getirdikleri Sözle yararlı olurlar; ama götürecekleri Sözle de zararlı olabilirler.

- İkinci bir şans mı? Tabi; istersen kampanya da yaparım senin için yüzsüz, gurursuz, vade farksız.

- İnsanlar ikiyüzlü olduğunda, sizin tek emin olabildiğiniz şey, hiçbir yüzüne güvenemeyeceğinizdir.

- Ne garip, yüzüne gülecek kadar dost sandığın kişiler, aslında arkandan konuşacak kadar yüzsüzler.

- Hoşlanmadığınız insanlara karşı iyi olmak iki yüzlülük değildir, sadece büyüdüğünüz anlamına gelir.

- İki farklı okyanus olduğunu düşünüyorum, bunlardan biri yaz aylarında sizinle oynayan diğeri ise kış aylarında hırçın dalgalara sahip olan. – Jodi Picoult, Handle with Care

- Birçok insan yapılan yanlışların bizler gibi iyi insanlar tarafından yapıldığı sürece yanlış olmadığına inanır.

- Umarım kötü gibi davranarak her zaman iyi olmaya çalışıp, aynı anda iki hayatı yaşamayı umut etmiyorsundur. Bu tamamen ikiyüzlülük olurdu. – Oscar Wilde

- Bir insan hayatındaki birçok şeyi çok güzel bir şekilde tanımlayabilir ama insanın karakteri onu anında ve tamamen tanımlayan en güzel şeydir. – Anuj Somany

- Herhangi bir maske takmadığımızda, her arkadaşımız için farklı bir yüzümüzün olduğunun bilincindeyizdir. – Oliver Wendell Holmes

- Dün öyle bugün böyle davranışlarınız aşırı iki yüzlü oluşunuz ve yalakalıkta sınır tanımayışınız beni sinirlendiriyor...

- Bütün duvarlar gibi iki anlamlı iki yüzlüydü. Neyin içeride, neyin dışarıda olduğu, duvarın hangi yanından baktığına bağlıydı.

- Maskelerine kanmayın. Sahte insanlar eninde sonunda gerçek renklerini gösterirler. Sadece maskesinin temizlenme zamanının gelmesini bekleyin.

- İnsanların iki yüzlülüklerinden çok sıkıldım artık! Yalan söylemeye o kadar çok alışmışlar ki oynadıkları roller karakterlerine yapışmış.

- Seni sevmeyene asla sabır gösterme. Çünkü sabrının adı yüzsüzlük, fedakarlığın adı eziklik, sevginin adı kişiliksizlik olur.

- İkiyüzlü insanlardan gerçekten nefret ediyorum, hangi yüzünü ilk olarak tokatlayacağıma karar vermekte zorlanıyorum. – Yong Junhyung

- Kimse bana "ikiyüzlü değilim" demesin. Hangimiz yüzümüz gülerken kalbimizin ağladığını belli ettik ki. - M. Longston

- İkiyüzlü birinin kalbinde yeterince uzaklara, hatta samimiyetini bile görecek kadar uzaklara bakmalıyız. – Thomas Fuller

- Facebook, bir kahve içmek için ikiyüzlülüğün, sahteliğin, çifte standardın, dedikoduların ve depresyonun buluştuğu yerdir.

- İkiyüzlü insanlar kendilerini aynada hangi yüzleriyle görürse görsünler gerçek onların iki yüzünü de sergiler.

- Bütün duvarlar gibi iki anlamlı iki yüzlüydü. Neyin içeride, neyin dışarıda olduğu, duvarın hangi yanından baktığına bağlıydı. - Ursula K. Le Guin

- Kalem eğri dilli, mürekkep siyah yüzlü, kağıt ikiyüzlü! Şimdi kalkıp arzuhalimi yazmaya kimi mahrem kılayım? - Nabi

- İkiyüzlü ve kötü bir arkadaş, vahşi bir yaratıktan daha fazla korkulmalıdır; vahşi bir yaratık vücudunuzu yaralayabilir, ancak kötü bir arkadaş aklınızı yaralar. - Buda

- Tüm değerlerin celladı olan yalanı çıkaran bir ağzın, diğer insani değerleri kendine sakız yapması en büyük ikiyüzlülüktür.

- Haya sıyrılmış inmiş / Öyle yüzsüzlük ki, her yerde / Ne çirkin yüzler örtermiş / Meğer incecik bir perde - Mehmet Akif Ersoy

- İkiyüzlü dostun olacağına, delikanlı düşmanın olsun. Hiç olmazsa dostun gibi sırtından değil delikanlı gibi alnından vurur.

- İçimizde iki çeşit ahlak vardır; bunlardan biri konuştuğumuz ama uygulamadığımız, diğeri ise uyguladığımız ama nadiren konuştuğumuzdur. – Bertrand Russell

- İkiyüzlü kişiler hep ilgi görürler, delikanlı insanlar hep yalnız gezerler. Unutma ki ucuz malın alıcısı çok olurmuş.

- İkiyüzlülük çift taraflı kesen bir kılıca benzer, bir tarafı aldattığı insanı keserken, diğer tarafı sahibini keser. Cervantes

İlginizi çekeceğini düşündüğümüz Özdemir Asaf Sözleri adlı yazımıza göz atabilirsiniz.

Sevgili kullanıcılarımız, sizler için birbirinden Anlamlı Özdemir Asaf Sözleri bulduk, buluşturduk ve bir araya getirdik. İşte Özdemir Asaf Kısa ve Uzun Aşk Sözleri sizlerle;

Sevgili kullanıcılarımız, sizler için birbirinden Anlamlı Özdemir Asaf Sözleri bulduk, buluşturduk ve bir araya getirdik. İşte Özdemir Asaf Kısa ve Uzun Aşk Sözleri sizlerle.
- Ölünceye kadar seni bekleyecekmiş, sersem. Beni seni beklerken ölmem ki. Beklersem.

- Tek kişilik miydi ki bu şehir? Sen gidince bomboş kaldı.

- İmkânsızları yaşamak mıdır sevmek, yoksa severken imkânsız mıdır yaşayabilmek?

- Beni öyle bir yalana inandır ki ömrümce sürsün doğruluğu.

- Benim sevdam ulu çam gibidir. Ne güzde yaprak döker, nede kışta boyun büker.

- Oysa ne çok ağladım ben bir damla yaş dökmeden.

- Kim bilir kaç kişi ayrı yataklarda, birbirine sarılarak uyuyordur.

- Aşk; iki kişinin sokak kavgasına benzer, çünkü ayıran hep bir yabancıdır.

- Bir sevgiyi anlamak, bir yaşam harcamaktır. Harcayacaksın!

- Ne para istiyorum ne de pul. Tek bir istediğim var, o da yalansız bir kul.

- Benim en sevdiğim Söz, senden duyduğum bendir.

- Sil ağzının kenarını, yine gülüşünden cennet akıyor.

- Herkes fazlasıyla sevmiş, ben eksikleriyle de sevdim oysa.

- Yalnızlık paylaşılmaz, paylaşılsa yalnızlık olmaz.

- İnsanın büyüdükçe mi artıyor dertleri , yoksa insan büyüdükçe mi anlıyor gerçekleri?

- Şu hayvan o kadar vahşî ki. Onun üstesinden ancak insan gelebilir..

- Dost gerçekleri, düşman işine geleni. Deli ağzına geleni. Aşık içinden geçeni söylermiş.

- Ben sevmekten hiç borçlu çıkmadım.

- Kirli ellerimiz daha temiz, temiz elli kirli gönüllerden. Ne dersiniz?

- İki tür nokta var ; biri önüne ve ardına bakar , biri ardına bakmaz ardını noktalar.

- Bir sevgiyi anlamak, bir yaşam harcamaktır. Harcayacaksın!

- Gerçek değer; gelmesi boşluk dolduran değil gitmesi boşluk yaratan.

- Bekle deseydin, gelmeyeceğini bilsem bile beklerdim.

- Aşk; iki kişinin sokak kavgasına benzer, çünkü ayıran hep bir yabancıdır.

- Artık benim mutluluk denen bir kavramım olmayacak. Daha mutsuz olmamak için.

- Mutlu edemeyeceksen, meşgul de etmeyeceksin.

- Gelmen bir iyiliktir diyecektim. Kapıyı hep başkaları açtı.

- Boşuna yorulma gönül, sadece sevmek yetmiyor.

- Bütün renkler aynı hızla kirleniyordu, birinciliği beyaza verdiler.

- Ağzında yalan varken konuşma!

- Bir gün benden şikâyet ettiğin ne varsa, özleyeceksin!

- Madem yalandı her şey, bıraksaydın öyle kalsaydı. Bana son yalanın “bende sevdim” olsaydı.

- İnsan parasını kaybedince fakir, özgürlüğünü kaybedince esir, aşkını kaybedince şair olurmuş.

- Düşümde aşk ile karşılaştım. İnsanı arıyordu. Uyandım, insan ile karşılaştım. Aşkı arıyordu.

- Adının üstüne anılar koyma sen mezar değilsin. Anılar adının ardından gelsin sen duvar değilsin.

- Madem yalandı her şey, bıraksaydın öyle kalsaydı. Bana son yalanın “ben de sevdim” olsaydı.

- İyi geceler canım derdin. Gecenin iyiliğinden çok, canın olma düşüncesi yeşerir dururdu içimde.

- Yazarın dilini sevmesi yeter. Şairin dilini sevmesi yetmez, ona saygılı olmalıdır ve de tutkun.

- İnsanı bedenen ameliyat etmek için bayıltmak gerekir, ruhen ameliyat etmek için ise ayıltmak.

- Onun güzelliğini herkes görüyorsa o bence az güzeldir. Herkes biliyorsa o bence hiç güzel değildir.

- İyi geceler canım derdin. Gecenin iyiliğinden çok, canın olma düşüncesi yeşerir dururdu içimde. Ben yürümeye başlayınca denizlerin üstünde karalarda koşanlar durup bana baktılar.

- Bekle dedi, bekle dedi gitti ben beklemedim, o da gelmedi. Ölüm gibi bir şey oldu ama kimse ölmedi.

- Yaşamak, ilkin sevgi ile sevmek ile başlar, doğumla, doğmakla değil. Yaşam da sevgisizlikle biter, ölümle, ölmekle değil…

- Dünyanın nüfusu ikiye bölünüyor. Yarısı sen oluyorsun, yarısı ben. Sonra ikimiz bir bütün oluyoruz, kimseye sezdirmeden…

- İnsanlar gelmeleriyle boşluk dolduranları severler, gitmeleriyle boşluk yaratanlara aşık olurlar. Dün sabaha karşı kendimle konuştum. Ben hep kendime çıkan bir yokuştum. Yokuşun başında bir düşman vardı. Onu vurmaya gittim ve kendimle vuruştum.

- Onun güzelliğini yalnız ben görüyorsam bu sevgidir. Yalnız ben biliyorsam bu aşktır. Hiç kimse görmüyorsa bu yalnızlıktır.

- Kaçmak istedikçe sana yakalanıyorum. Söndürmek istedikçe sana yanıyorum. Yenildim işte! Yine de seviyorum.

- Aşk; görmekten çok özlemeyi sever, dokunmaktan çok düşlemeyi. Ve aşk öyle haindir ki; nerede imkansız varsa gider onu sever.

- Gelecekse beklenen, beklemek güzeldir. Özleyecekse özlenen, özlemek güzeldir. Ve sevecekse sevilen; o hayat her şeye bedeldir.

- Aynı günde dört mevsime şahit olmak gibi bir şey bu. Önce özlüyor, sonra ağlıyor. Akşamları küsüyor, geceleri çok seviyorum.

- Bana yaşadığın şehrin kapılarını aç. Başka şehirleri özleyelim orada seninle. Bu evler, bu sokaklar, bu meydanlar ikimize yetmez...

- Kendini bir şeye bölmesini bil. Bilmezsen, bir şeyi bilmesini bil. Onu da bilmezsen, anlatıyorum olan oluvermez, ölmesini bil.

- Ne zaman nereye gitmedimse, hiç kimseyi de incitmesem de, konular birikti kendiliğinden; ben ne kadar biriktirmesem de.

- Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın. Bu yılan doğadaki yılandır, toplumdaki değil. Yanlış anlaşılıyor.

- Önce büyük büyük düşündüm sonra büyük büyük yaşadım ne varsa onlar aldı şimdi bana küçük bir ölüm kaldı.

- Ağlamak unutmak kadar kolaydır inan. Sevin ağlayabiliyorsan. Sevin ağlıyorsan. Gül ağlayabiliyorum diye, gül ağlıyorum diye sana bir şey yapamam ağlayamıyorsan.

- Kolay mıdır bir anda her şeyden vazgeçip gitmek, Yoksa her şeye rağmen gitmekten vazgeçip sevmek mi gerek ?

- Yanına kadar koştuktan sonra, bir adım daha atamayacaksan eğer; oraya kadar sakın koşma. Sana değil, bekleyene yazık olur.

- Bir kadının alnı dudaklarından daha değerlidir çünkü dudaklarından dökülecek olan ‘seni seviyorum’ Sözü, önceden alnına yazılmıştır.

- Son isteğin nedir? Sorusu çok çok kolaydır, ilk isteğin nedir? Sorusundan. Çünkü o soruyu kimse kimseye soramadı korkusundan.

- Beni benden çıkardınız beni benden aldınız. Göz görmeye görmeye bir uzağa bıraktınız. Kendime dönmeye artık çok geç.

- İyi geceler canım derdin. Gecenin iyiliğinden çok, canın olma düşüncesi yeşerir dururdu içimde. Ben yürümeye başlayınca denizlerin üstünde karalarda koşanlar durup bana baktılar. Ben de gittim sığınacağım adaları birer birer batırdım.

- Konuşmak susmanın kokusudur. Ya sus-git, ya konuş-gel, ortalarda kalma. Yalan korkaklığın tortusudur. Dürüst kaba ol, eğreti saygılı olma.

- Küçükken hayvanlarla konuşabilsem ne ilginç olurdu diye düşünürdüm. Meğer yıllardır iletişim kurabildiğim bir sürü hayvan varmış.

- Ne zaman nereye gitmedimse, hiç kimseyi de incitmesem de, konular birikti kendiliğinden; ben ne kadar biriktirmesem de.

- Ölebilirim bu genç yaşımda, en güzel şiirlerimi söylemeden götürebilirim. Şimdi kavak yelleri esiyorken başımda, sevgilim, seni bir akşamüstü düşündürebilirim.

- Bazen dayanmaktır sevmek; hayat nereden vurursa vursun ayakta durabilmek. Bazen yaşamaktır sevmek; soluksuz ciğer gibi sevgisiz kalbin duracağını bilmek. Bazen ağırdır sevmek; sevdiğine layık olabilmek. Ve bazen hayattır sevmek; birini çok uzaktayken bile, yüreğinde taşıyabilmek.

- Aşk; görmekten çok özlemeyi sever, dokunmaktan çok düşlemeyi ve aşk öyle haindir ki; nerde imkansız varsa gider onu sever.

- Gelecekse beklenen, beklemek güzeldir. Özleyecekse özlenen, özlemek güzeldir. Ve sevecekse sevilen; o hayat her şeye bedeldir.

- Ne an yaklaştımsa ittiniz ve ne zaman geldimse gittiniz. Siz hep büyük ve önce idiniz gerçekten öyle oldu önce siz bittiniz.

- Kime sorsam, “Ben senin mutluluğunu istiyorum” dedi. Ne kastınız vardı mutluluğuma, anlamadım gitti.

- Kolay mıdır bir anda her şeyden vazgeçip gitmek, yoksa her şeye rağmen gitmekten vazgeçip sevmek mi gerek?

- Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın. Bu yılan doğadaki yılandır, toplumdaki değil. Yanlış anlaşılıyor.

İlginizi çekeceğini düşündüğümüz Elif Şafak Sözleri adlı yazımıza göz atabilirsiniz.

Sevgili kullanıcılarımız, sizler için birbirinden Anlamlı Elif Şafak Sözleri bulduk, buluşturduk ve bir araya getirdik. İşte Elif Şafak Kısa ve Uzun Aşk Sözleri sizlerle;

Sevgili kullanıcılarımız, sizler için birbirinden Anlamlı Elif Şafak Sözleri bulduk, buluşturduk ve bir araya getirdik. İşte Elif Şafak Kısa ve Uzun Aşk Sözleri sizlerle.
- Kitap hâlâ kutsal benim için… Kelime hâlâ mühim ve harf hâlâ muamma.

- Aşk sonradan gelmez hiçbir zaman. Varsa vardır, o kadar.

- Ve bir ayetin sıcaklığı sarıyor yüreğimi; Allah sabredenle beraberdir.

- Ölüm sahiciliğini yitiriyor kayıplar istatistiklere, çatışmalar haberlere dönüştüğünde.

- Senin için değildi yaptığım onca şey, sadece sen zannettiğim kişi içindi.

- Modern aşk istemem telaşdan başka ne ki,  ilkel aşk isterim aşkın en ilkel halini.

- Bir: Güçlü kuvettli bir şey seni sıkı sıkı tutmaktayken dahi düşebilirsin.

- Tehlike insanın en az beklediği yerden gelir.

- Belki aşk sevgiliyi kazanmayı değil, onda kendini kaybetmeyi gerektirir.

- İnsan doğası böyle işte, en çok nefret ettiklerimiz en fazla sevdiklerimiz oluyor hep.

- Belki de bir illetti aşk; insana hayat verse, ruhunu şenlendirse de bir marazdı yine de.

- En sahici dostluklar ortak varlıklar üzerine değil, ortak yoksunluklar üzerine kurulanlardır.

- Aşk diye bir şey yaşıyorum. Ne tek taraflı demeye dilim var, ne de karşılıklı olduğuna ispatım.

- Zaten aşk dediğin, ardında ne olduğuna kimsenin akıl sır erdiremediği kadife bir esrar perdesidir.

- Yalnızlık onca saçın arasında beyaz bir saç teli gibi. Çektikçe çoğalıyor, çoğaldıkça arsızlaşıyor.

- Haddini aşmamak, kalp kırmamaktır edep. Dedikodudan, haksızlıktan ve ithamdan uzak durmaktır edep. Eyvallah kelimesi üzerine kafa yormaktır. Bilmediğin konuda susmak, bildiğin konuda ahkâm kesmemektir edep. İnsan ayrımı yapmamaktır. Aşırılığa gitmemektir.

- Aynalar şehrine geldim çünkü benim hikâyemin önünü, benden evvel kaleme alınmış bir başka hikâye tıkıyor. Aynalar şehrindeyim çünkü bir kez şu bendi yıkabilsem sular çağlayacak, deli deli akacak; hissediyorum.

- Akla kara ayrılsın diyedir bu ölümüne sevgi tekliflerimiz, yoksa biz hangi yürek kaç para eder ta baştan biliriz. Kantara vuruyorsak sevgilinin aşkını, yalanını kendi görsün diyedir.

- Baykuş; kanarya beslermiş amcalar, teyzeler. Kumruları sever, kartalları över, güvercinleri uçurur, kargaları kovar, papağanları konuştururlarmış. Oysa çocuk baykuşları severmiş. “Uğursuz kuş o. İsmini anma, damına çağırma.” Dermiş teyzeler, amcalar. Uğursuz kuşmuş baykuş; gece gördüğü, geceyi gördüğü için.

- Uzaklaşırsın. Yol seni nereye götürürse. Yazı seni nereye sürüklerse. Burnunda bir sizi. Ne de olsa her yolculuk geri dönememe ihtimalini taşır bağrında.

- Bir anın doğması için, bir anın ölmesi gerekir. Yeni bir “ben” için eski bir ben’in kuruyup solması gibi…

- Şimdi tek istediğim nefes alabilmek, ötesinde yok gözüm. Kaçmak da mümkün buradan elbette ama benim istediğim kaçmak değil ki. Ne varmayı arzuladığım bir öte diyar, ne de bir yerlerde bıraktığım kayıp bir cennetim var. Sadece çıkmak istiyorum. Çıkmak da değil, çıkabilmek. Ben o ihtimali seviyorum. Seçeneğim olmasını, kapının aralık kalmasını.

- Günler günleri kovalıyor. Günler günleri aynen tekrarlıyor. Yoruluyorlar. Yaşamaktan değil, yaşayamamaktan yoruluyorlar…

- Uzaktan sevmek daha güzeldir bazen. Ne incitir, ne acıtır. Ne yaralar ne kanatır. Gözlerinle görmediğin ama sesini duyduğun, varlığıyla huzur bulduğun bir denizin yakınında yürümek gibidir böyIe sevmek. uzaktan sevmek en güzelidir bazen.

- İçimin tünellerine girer girmez bir fener alıyorum elime. Buralar çok karışık. Kaç defa geldim. Gene de hep kayboluyorum.

- Kaç kitap okuyunca alım, kaç diyar görünce gezgin, kaç hezimetten sonra bezgin olurdu insan? Kaç olunca çok; kaçta kalınca azdı rakamlar.

- Binlerce kelime, onlarca hikâye var boğazımda düğümlenmiş. Susuyorum konuşmam gereken yerlerde; dilimi tutamıyorum ne zaman susmam gerekse. Anlatacak çok şeyim olsa da, emin değilim anlaşılmak istediğimden.

- Aklın kimyası ile aşkın kimyası başkadır. Akıl temkinlidir. Korka korka atar adımlarını. ‘Aman sakin kendini’ diye tembihler. Hâlbuki aşk öyle mi? Onun tek dediği: ‘bırak kendini, koy gitsin!’akıl kolay kolay yıkılmaz. Aşk ise kendini yıpratır, harap düşer. Hâlbuki hazineler ve defineler yıkıntılar arasında olur. Ne varsa harap bir kalpte var!

- Rüzgârı dilediğim gibi değiştiremem ama yelkenlerimi ayarlayabilirim daima varmak için istediğim limana. Rüzgarla gelmedim, demişti şems ki; rüzgarla gideyim senin hayatından!

- Bedenlerimizi şekle sokmak için ne çok uğraş veriyoruz. Hâlbuki beyinlerimizi, düşünce ve algılarımızı geliştirmek için çabamız ne kadar az…

- Bazen böyle birdenbire yaralanı veririz. Ama her yara iyileşir. Eninde sonunda kabuk bağlar, üstünü kapatır. Gözlerden saklanır çünkü hiçbir yara görülmek istemez.

- Dönüp dolaşıp vardığım yerde senden, bir senden uzak düştüm, ayrı düştüm. Belki de ilk kez, o zaman bölündüm..

- Kelime cömerdi duygu cimrisi bugünün insanı. Konuşmaya gelince açıyor ağzını, duygulanmaya gelince tutuyor kendini.

- Derler ki, aşk da unutulurmuş her şey gibi. Hem de yaşanıp bittikten, soğuyup küllendikten sonra değil, tam da doludizgin devam ederken unutulurmuş aşk.

- Bazen, hakikat bütün çirkinliği ve çirkefiyle karşıma dikildiğinde, akıbetimi allayıp pullamak, süsleyip püslemek gelmiyor içimden. Böyle zamanlarda gözlerimi kapatıp, usulca arkama yaslanıyorum ve küfre özenen kelimelerin dişlerimin arasında bıraktığı o kekremsi tatla oyalanıyorum.

- Şu dünya bir dağ gibidir, ona nasıl seslenirsen o da sana sesleri öyle aksettirir. Ağzından hayırlı bir laf çıkarsa, hayırlı laf yankılanır. Şer çıkarsa, sana gerisin geri şer yankılanır.

- Bedenlerimizi şekle sokmak için ne çok uğraş veriyoruz. Halbuki beyinlerimizi, düşünce ve algılarımızı geliştirmek için çabamız ne kadar az…

- Uzaklaşırsın. Yol seni nereye götürürse. Yazı seni nereye sürüklerse. Burnunda bir sizi. Ne de olsa her yolculuk geri dönememe ihtimalini taşır bağrında.

- Değiştin diyorlar. Hayır! Kabul etmiyorum. Ben kademe atladım sadece, artık uzun uzun susabiliyorum.

- Elmas bir gözdür yürek. Ve çizilmeye görsün bir kere, artık hep sedefsi bir yırtıkla bakacaktır cümle aleme.

- İnsan nasıI ağzındaki yiyeceğin tadını kaybetmemek için yeni bir şey yemek istemezse, o da gözlerinin en son gördüğü görüntüyü kaybetmemek için yeni bir şeyi görmeyi istemiyordu aslında.

- Aşık olmayana aşk kuru bir kelimeden ibaret. Yarı palavra, yarı safsata. Aşık olmayan bunu anlayamaz, olansa anlatamaz. Öyleyse nasıl anlatılabilir aşk, kelimelerin hükmünü yitirdiği yerde? Aşk’tan.

- Senin kimsenin üzmesine izin vermeyeceğim dediğinde, “bunu kendim yapacağım” demek istediğini anlamamışım..!!!

- Korktu. Gidip de varamamaktan değil, varıp da dönüş yollarını kaybetmekten değil, dönüp de geride bıraktıklarını yerlerinde görememekten değil, bir kendini bulmaktan, bulduğundan korkmaktan korktu.

- Her zaman kolay kolay itiraf edemesek de bunu kendi kendimize, hep öteleri düşleyen, öte yer ararken en yakınlarındakileri mutsuz eden bizler.. Ben.

- Şimdi önünde iki seçenek var. Ya atlayacaksın denize, dalgaları filan unutup, sen de bir katre olacaksın onun içinde. Ya da kıyıda oturup, bekleyeceksin. Dalgaların kıyıya vurup, parçalanmasını seyreyleyeceksin. O zaman da onlar birer katre olacak gözlerinin önünde. İki türlü yaşanır hayat eğer bir şeye benzeyecekse. Ya kendini yok edeceksin hayatın içinde, ya da hayatını yok edeceksin kendinde. ( Elif Şafak - Bit Palas )

- Kader, hayatımızın önceden çizilmiş olması demek değildir. Bu sebepten, "ne yapalım kaderimiz böyle" deyip boyun bükmek cehalet göstergesidir. Kader yolun tamamını değil, sadece yol ayrımlarını verir. Güzergah bellidir ama tüm dönemeç ve sapaklar yolcuya aittir. Öyleyse ne hayatının hakimisin, ne de hayat karşısında çaresizsin... (Elif Şafak – Aşk)

- Belki de insan bir şeye ne kadar yakınsa o kadar az görebiliyordu.Yıldızlar gibi hayatın hakikatlerini keşfedebilmek için de mesafe gerekiyordu. (Elif Şafak - Ustam ve Ben)

- Hissettin,ama hatırlamazsın.Nesnenin tabiatinda var.Geçen sefer ne çektiğimizi unuturuz.Gene analar gibi...Fakat bazı doğumlar daha zordur tabii" (Elif Şafak - Ustam ve Ben)

- Ne tuhaf.Bizi koruyan kollayan insanlar vardır etrafımızda.Hiç fark etmesek de onlar oradadır daima.Karşılık ya da minnet beklemeden,sadakatle,sevgiyle,sessizce...Nice sonra anlarız kıymetlerini.Hep geç kalırız teşekkür etmekte... (Elif Şafak - Ustam ve Ben)

- Kimse "Ben şöyleyim,ben böyleyim" dememeliydi fazla.Belki de her insanın içinde hiç tanımadığı biri gizliydi.En sıkıntılı,en beklenmedik anlarda çıkıveriyordu...Sadece tepemizdeki sema degil,aslında tek tek her insan koca bir muammaydı. ( Elif Şafak - Ustam ve Ben )

- Yaşadığımız hayat elimize tutuşturulmuş rengarenk emanet bir oyuncaktan ibarettir.Kimisi o kadar ciddiye alır ki oyuncağını ağlar, perişan olur onun için. Kimisi eline alır almaz kurcalar oyuncağı, kırar parçalar. Ya aşırı kıymet verir ya kıymet vermez... ( Elif Şafak – Aşk)

- Kanat çırpan kuşlara bakın. Kanatlarının nasıl hareket ettiğine dikkat buyurun,bir aşağı bir yukarı. Bir hüzün, bir saadet. Böyledir hayat. Hoş bir kararda, ahenk içinde, dengede... ( Elif Şafak – Aşk)

- Hepimiz farklı sıfatlarla sıfatlandırıldık. Şayet Allah herkesin tıpatıp ayni olmasını isteseydi, hiç şüphesiz öyle yapardı. Farklılıklara saygı göstermemek, kendi doğrularını başkalarına dayatmaya kalkmak, Hakk'ın mukaddes nizamına saygısızlık etmektir... (Elif Şafak – Aşk)

- Neredeyse şafak vaktiydi,geceyle gündüz arasındaki o tekinsiz eşiğe ramak kala.Hala mümkün avuntu bulmak rüyalarda ama onları sil baştan inşa etmek için artık çok geç... ( Elif Şafak - Baba ve Piç)

- Yirmi Yedinci Kural: Bu dünya bir dağ gibidir, ona nasıl seslenirsen o da sana sesleri öyle aksettirir. Ağzından hayırlı bir laf çıkarsa, hayırlı laf yankılanır. Eġer çıkarsa, sana gerisin geri şer yankılanır. Öyleyse kim ki senin hakkında kötü konuşur, sen o insan hakkında kırk gün kırk gece sadece güzel Sözler et. Kırk günün sonunda göreceksin her şey değişmiş olacak. Senin gönlün değişirse, dünya değişir. ( Elif Şafak – Aşk )

- Burası benim şehrim. İstanbul’da doğdum, burada büyüdüm. Ailemin bu şehirdeki tarihi en azından beş yüz yıl geriye gidiyor. İstanbullu Ermeniler İstanbul’a aittir, İstanbul'lu Türkler, Kürtler, Rumlar ve Yahudiler gibi. Bir zamanlar birlikte yaşamayı başarmıştık, sonra çok kötü çuvalladık. Şimdi tekrar öğrenmeliyiz kozmopolitliği. Bir daha çuvallama şansımız yok. ( Elif Şafak - Baba ve Piç )

- Dostların arasında olmak çöl ortasında kendini yemyeşil bir vahada bulmak gibidir. Kuruyan dilin suya doyar, daralan yüreğin ferahlar, içindeki karamsarlık sisi perde perde kalkar. Dost umut demektir... ( Elif Şafak – Firarperest )

- Kim gerçek yabancı; bir ülkede yaşayıp başka bir yere ait olduğunu bilen mi yoksa kendi ülkesinde bir yabancı hayatı sürüp ait olacak başka bir yeri de olmayan mı? ( Elif Şafak – Araf )

- Kendimdeki değişimi seyrediyorum. Aşık olmanın bir mucizeye inanmaya benzediğini düşünmeye başladım. Aşk ta beklentiler ve inançlar ile ilgili. İnsan kendisi için hala kurtuluş ümidi olduğuna ve günün birinde özel birinin bunu mümkün kılacağına inanıyor. Bir mucize özlemi değil mi bu? Bu dünyadan fazla bir şey beklememen gerektiğini bilsen de içindeki bir şey diretiyor... Umut etmeyi sürdürüyor... Sevdiğin kişinin seni seveceğini umut etmeyi. ( Elif Şafak – Araf )

- Sokakta oyun oynamayan, evde kitap okumayan çocukların hayal güçleri nasıl gelişebilir?" diye devam etti Sakız Sardunya. ( Elif Şafak - Sakız Sardunya )

- İşte bunu anlamıyordu Sakız Sardunya. O da seviyordu TV seyretmeyi. Beğendiği filmler, diziler, çizgi filmler vardı. Ama "beynini boşaltmak" istemiyordu. Annesi bu lafı ettiğinden beri, beynine birşey olur diye korkusundan daha az TV seyrediyordu. Ne olur ne olmaz. Beyni insana lazımdı.  ( Elif Şafak - Sakız Sardunya )

- İki: Düşme edimi ille de aşağı doğru gitmek değildir; yeterince tepetaklak olmuşsan yukarı doğru düşmeyi de başarabilirsin. ( Elif Şafak – Araf )

- Nedendir açılıvermemiz birden bire hiç tanımadığımız bir insana? Nedendir dile getirmemiz daha evvel kimselere söylemediklerimizi, başkasına değil de, tek ona? Kalbimizi gümüş tepsi içinde ikram edercesine bir yabancıya göstermemize sebep nedir? ( Elif Şafak - Ustam ve Ben )

- Her hakiki aşk, umulmadık dönüşümlere yol açar. Aşk bir milad demektir. Şayet "aşktan önce" ve "aşktan sonra" aynı insan olarak kalmışsak, yeterince sevmemişiz demektir. Birini seviyorsan onun için yapabileceğin en anlamlı şey değişmektir!  ( Elif Şafak – Aşk )

- Bir insanı haftada yedi gün, günde yirmi dört saat aynı şekilde, hiçbir iniş çıkış yaşamadan sevmek mümkün mü? Hele seneler boyu... Mümkün değilse şayet neden bu kadar zorlanıyoruz sevdiğimiz insanları, sevmediğimiz anlar hatta günler olduğunu kabul etmekte.Keşke söyleyebilsek dürüstçe: ''Seni seviyorum ama şu anda değil.Seni görmek istiyorum ama bugün değil.''  ( Elif Şafak - Şemspare )

- Aşk gibiydi okumak da....Neden, nasıl müptelası olduğunu, bilen zaten gayet iyi bilirdi, bilmeyene de anlatamazdın bir türlü.... ( Elif Şafak - Ustam ve Ben )

- Sadece iki şey bakidir, derdi hizmetkarlar. Bir, Sibiryalı Taras, bir de Osmanlı saltanatıdır. Gerisi fanidir. ( Elif Şafak - Ustam ve Ben )

- Hâyâl, şeftali yanaklı bir genç kız. Bir su perisi kadar cazibeli, bir su perisi gibi aldatıcı. Kucaklamaya kalksan, kayar gider ellerinden. Tutamazsın. Hakikat ise beli bükülmüş, dişleri dökülmüş, kamburu çıkmış bir acuze. Kolay kolay suratına bakamazsın."  ( Elif Şafak - Siyah Süt )

- Bir uçan balonum ben. Sönüyorum şimdi. Havalandıkça hava kaçırıyorum. İçime aldığım havayı, içine karıştığım hayata veriyorum. Gövdem, üzerine inen sineklikten kıl payı kurtulup sersemlemiş bir sinek gibi vızırdaya vızırdaya, bir oraya bir buraya savruluyor havada. Eğer aşağıda bana bakan bir yalnız-çocuk varsa şu anda, gözden kaybolmak üzere olduğumum farkındadır herhalde. Ama zaten bu kadar seyretmek yeter. Zaten daha fazla görülmek istemem çünkü mahremdir hayat. Ve mahrem olan her şey gibi, bazı bazı ırak kalabilmelidir gözden, gözlerden. ( Elif Şafak – Mahrem )

- Kaç kitap okuyunca alim, kaç diyar görünce gezgin, kaç hezimetten sonra bezgin olurdu insan? Kaç olunca çok, kaçta kalınca azdı rakamlar? ( Elif Şafak - Mahrem )

- Bizler hal ehliyiz. Kalp ehliyiz. Aşk ehliyiz. Biz pergel gibiyiz. Bir ayağımız şeriat üste sabit, bir ayağımızla yetmiş iki milleti devrederiz. ( Elif Şafak – Aşk )

- Hepimiz farklı sıfatlarla sıfatlandırıldık. Şayet Allah herkesin tıpatıp aynı olmasını isteseydi, hiç şüphesiz öyle yapardı. Farklılıklara saygı göstermemek, kendi doğrularını başkalarına dayatmaya kalkmak, Hak'ın mukaddes nizamına saygısızlık etmektir!!! (Elif Şafak - Aşk)

- Gözbebeği: insanlarda yuvarlak, hayvanların çoğunda ise dikine elips biçiminde olan gözbebeğinin çapı, irise gelen ışığın miktarına göre değişir. karanlık ve uzaklık büyütür gözbebeğini; aydınlık ve yakınlık küçültür. yani bu kararsız çember, ışık varsa küçülür, ışık yoksa büyür. yakına bakarken de küçüldüğüne göre, yakın olan aydınlıktır, aydınlıktadır. uzağın payına karanlık düşer. zaten karanlığı kimse yakınında görmek istemez. aşık olunca da büyür gözbebeği; demek ki âşık olunan hep uzaktadır. aradaki mesafenin verdiği acıyı azaltmak için, maşuka ‘gözbebeğim!’ diye hitap edilir. ( Elif Şafak – Mahrem )

- Erkekler; kadınları gözetip kollayıcıdırlar. Şundan ki, Allah, insanların bazılarını bazılarından üstün kılmıştır ve erkekler mallarından bol bol harcamışlardır. İyi ve temiz kadınlar saygılıdırlar; Allah’ın kendilerini koruduğu gibi, gizliliği gereken şeyi korurlar. Sadakatsizlik ve iffetsizliklerinden korktuğunuz kadınlara önce öğüt verin, sonra onları yataklarında yalnız bırakın ve nihayet onları evden çıkarın / bulundukları yerden başka yere gönderin! Bunun üzerine size saygılı davranırlarsa artık onlar aleyhine başka bir yol aramayın. Allah çok yücedir, sınırsızca büyüktür. (Elif Şafak - Aşk)

- Zira aşk iktidarı sever. Bu sebeptendir ki başkalarına ölümüne âşık olabiliriz ama bize ölümüne âşık olanları içten içe küçümser, öteleriz. ( Elif Şafak - Baba ve Piç )

- Aşkı aramadan evvel, düşün bir, ya benden nasıl bir aşık olur? İnsanın sevdası karakterinin yansımasıdır. Sen kavgacı isen, ha bire öfkeli, aşkı da bir cenk gibi yaşarsın. Gönlü pak olanın sevgisi de saf olur. ( Elif Şafak – İskender )

- Şimdi tek istediğim nefes alabilmek, ötesinde yok gözüm. Kaçmak da mümkün buradan elbette ama benim istediğim kaçmak değil ki. Ne varmayı arzuladığım bir öte diyar, ne de bir yerlerde bıraktığım kayıp bir cennetim var. Sadece çıkmak istiyorum. Çıkmak da değil, çıkabilmek. Ben o ihtimali seviyorum. Seçeneğim olmasını, kapının aralık kalmasını… ( Elif Şafak - Med-Cezir )

- Evrendeki her cisim, ne kadar albenisiz ya da ehemmiyetsiz görünürse görünsün, bir başka şeye yanıt olsun diye yaratılmıştı. Derdin olduğu yerde deva da vardı, üstelik şaşırtıcı yakınlıkta. Mesele görebilmekti." ( Elif Şafak – İskender )

- Sevdiklerimize verdiğimiz zararın bilincinde miyiz ? Keşke ara ara kapsamlı bir tadilata girişsek benliğimizde. Keşke daha fazla ertelemeden ve samimiyetle bakabilsek içimize. Oradaki yanlışları, hırsları, kabuk tutmuş yaraları, tamahkarlıkları tek tek bulup ayıklayabilsek. Bir tabela assak : " Sevdiklerime verdiğim zarar için özür diliyorum. Şu anda tadilat halindeyim, yenileniyorum..." ( Elif Şafak – Şemspare )

- Endişe ediyorum, evet, ''iyi de onlar...'' diye başlayan ve sarpa saran cümlelerden.Hep ama hep kabahati öteki tarafa mal etmemizden ve ilk adımın oradan gelmesini beklerken bir çıkmaz sokakta sıkışıp kalma ihtimalimizden. ( Elif Şafak – Şemspare )

- Aşık olmayana aşk kuru bir kelimeden ibaret. Yarı palavra, yarı safsata. Aşık olmayan bunu anlayamaz, olansa anlatamaz. Öyleyse nasıl Söze dökülebilir aşk, kelimelerin hükmünü yitirdiği yerde? ( Elif Şafak – Aşk )

- "...sahi YARİM ne güzel kelimeydi.Ağızda akide şekeri. YARİM der sonra bir es verir, gayriihtiyarı susardın. Söyleyecek Söz kalmazdı ardından. Tek başına kaç cümleye bedeldi..."  ( Elif Şafak – Firarperest )

- Birinin korkulardan, evhamlardan bahsettiğini dinlemen onu esnerken seyretmeye benzer. Daha onunkiler bitmeden bir bakarsın sen kendininkileri saymaya başlamışsın. ( Elif Şafak – Araf )

- Uzakları yakın, olmazları olur eden bir efsun aşk. İnsana tükürdüğünü afiyetle yalatan, ettiği tüm büyük lafları bir bir hatırlatan, bileğinden kavradı mı sarsan, sarstı mı bırakmayan bir yudumcuk efsun. Aşk bir kimyasal bileşim. Formülünde esrar var. ( Elif Şafak - Siyah Süt )

İlginizi çekeceğini düşündüğümüz Malcolm X Sözleri adlı yazımıza göz atabilirsiniz.

Sevgili kullanıcılarımız, sizler için birbirinden Kısa İslam Malcolm X Sözleri bulduk, buluşturduk ve bir araya getirdik. İşte Malcolm X Sözleri sizlerle;

Sevgili kullanıcılarımız, sizler için birbirinden Kısa İslam Malcolm X Sözleri bulduk, buluşturduk ve bir araya getirdik. İşte Malcolm X Sözleri sizlerle.
- Beyaz adam savaştı, biz öldük.

- En iyi nasihat, iyi örnek olmaktır.

- Eğitim olmadan, bu dünyada hiçbir yere gitmiyorsun.

- Hiçbir şeye taraf olmayan bir adam, herhangi bir şey için yıkılacaktır.

- Amerikan rüyası görmüyorum, Amerikan kabusu görüyorum.

- Herkes isyanımı soruyor, kimse isyan ettirene niye zalimsin demiyor.

- Haysiyetimi ve inancımı satın alamadılar, en büyük öfkeleri buna.

- Şiddet kullanmamak iyidir, işe yaradığı sürece.

- Bütün uyuyanları uyandırmaya bir tek uyanık yeter.

- Bir insan, aklındakileri söyleyecek cesareti olmadığında korkar.

- Bana bir kapitalist gösterin, ben de size bir kan emici göstereyim.

- Irkçılık olmadan kapitalizm de olmaz.

- Gelecek, bugünden ona hazırlananlara aittir.

- Kimsenin adamı değilim sadece haksızlığa tahammül edemiyorum!

- Amerika, İslam'ı anlamaya muhtaç çünkü bu din, ırk sorununu söküp atan dindir.

- Özgürlüğü savunanların direnme gücü, zulmedenlerin gücünden daha fazladır.

- Eğer uğrunda ölmeye hazır değilseniz, "özgürlük" kelimesini lügatınızdan çıkarın.

- İyi siyah veya iyi beyaz olmak gibi bir durum yoktur. İyi veya kötü insanlar vardır.

- İnsanlar bir adamın bütün hayatının bir tek kitapla değişebileceğinin farkında değiller.

- Eğitim, gelecek için geçiş iznimiz çünkü gelecek, ona bugünden hazırlananların olacaktır.

- Bir insanın düşünmeye ihtiyacı varsa, gidebileceği en iyi yer, üniversiteden sonra, hapishanedir.

- İster mermi kullansın, ister oy pusulası, insan iyi nişan almalı. Kuklayı değil, kuklacıyı vurmalı.

- Hayatımın erken dönemlerinde öğrendim ki eğer bir şeyi istiyorsan, biraz gürültü yapsan iyi olur.

- Ben gerçeğin peşindeyim, kimin söylediği önemli değil. Ben adaletin peşindeyim, kim için veya kime karşı olduğu önemli değil.

- Eğer dikkatli değilseniz, gazeteler sizin zulüm gören insanlardan nefret etmenizi ve zulmü uygulayan insanları sevmenizi sağlar.

- İnsan bir şeyler elde etmeyi kafasına koyduğu zaman, bir parça şamata yapmaktan da geri durmamalıdır.

- Bugün, burada -dünya üzerinde-, bu toplumda bir insan gibi saygı görmek ve bir insan gibi haklarımızın verilmesi için gereken her yolla var kılmayı amaçladığımız insanlık hakkımızı bildiriyoruz.

- Benim dinim benim kişisel konumdur. O benim kişisel hayatımı, kişisel ahlakımı yönetir ve benim dinsel felsefem, benimle inandığım Tanrı arasındadır; aynen diğerlerinin dinsel felsefesinin onlar ve Tanrı arasında olduğu gibi ve bu en iyi olan yoldur.

- Gerçekle yüz yüze gelemeyecek kadar vatanseverlikle kör olmamalısınız. Yanlış yanlıştır, kimin söylediği önemli değil.

- Eğitimli değilim, herhangi bir alanda da uzmanlığım yok... Ama samimiyim ve benim samimiyetim benim kimliğimdir.

- Bunu söylerken üzülüyorum ama ne yapayım işte, en sevmediğim ders matematikti. Bunun nedeni üzerinde çok düşünmüşümdür. Bunun nedeni, olsa olsa matematiğin tartışmaya hiç mahal bırakmamasıydı, başka bir neden gelmiyor aklıma. Bir yerde yanlış yapmışsanız, orada artık her şey bitiyordu.

- Tarihi değiştirebilenler, ancak ve ancak insanın kendisi hakkındaki düşüncesini değiştirmeyi başarabilmiş olanlardır.

- Barışçıl olun, kibar olun, kurallara itaat edin, herkese saygılı olun; fakat biri size dokunacak olursa onu mezara gönderin.

- Sıkıntıdan daha iyi bir şey yoktur çünkü bir daha ki sefere kendinizi nasıl geliştireceğinizi anlatan dersler ve tohumlar verir!

- İnsanı bir Müslüman'a karşı gene başka bir Müslüman ancak koruyabilir ya da hiç değilse Müslümanlar tarafından eğitilmiş ve onların taktiklerini bilen birisi.

- Bir Müslüman olarak yeryüzünden Allah’ın huzurunda secde etmeyen tek fert kalmayıncaya kadar İslam’ın hakim kılınması yolunda kendimi görevli hissediyorum.

- Herkes çıkıp bir kadın bulabilir ama herkes o kadına bakamaz. Bunun için başka bir kelime var. Buna: 'sorumluluk' deniliyor.

- Sıkıntıdan daha iyi bir şey yoktur çünkü bir daha ki sefere kendinizi nasıl geliştireceğinizi anlatan dersler ve tohumlar verir!

- Hareketin en büyük hatası uyuyan insanları örgütlemeye çalışmaktı. İnsanları önce uyandırmalısınız ki eyleme geçebilsinler.

- İşleri tıkırında giden dışarıdaki o "namusu-bütünler" içeri girip çıkmış birisine burun kıvırıp geçerler. Ama o "namusu-bütünler" bir bataklığa saplansalar, içeri girip çıkmış birisi onlara daha onurlu davranır.

- Eğer, dikkatli olmazsanız, gazeteler, mazlumlardan nefret etmenizi, zalimleri ise çok sevmenizi sağlar.

- Ben gerçeğin peşindeyim, kimin söylediği önemli değil. Ben adaletin peşindeyim, kim için veya kime karşı olduğu önemli değil.

- Şiddet kullanmamaya dair, bir insana ölümcül atakların kurbanı olduğunda kendisini savunmamayı öğretmek suçtur.

- Müslümanlara göre; fazla dünyeviyim; diğerlerine göre; fazla dindarım... Militanlara göre, fazla ılımlıyım; ılımlılara göre, fazla militanım.

- Zaman şehitlik zamanıdır ve ben bir şehit olacaksam, bu kardeşlik uğruna olacaktır. Bu ülkeyi kurtaracak tek şey budur.

- Barışçıl olun, kibar olun, kurallara itaat edin, herkese saygılı olun; fakat biri size dokunacak olursa onu mezara gönderin.

- Ben eğitimli değilim, herhangi bir alanda da uzman değilim. Ama samimiyim ve samimiyetim benim referansımdır.

- Şiddetin avukatlığını yaptığım anlamına gelmesin, ama aynı zamanda, nefsi müdafaa için şiddet kullanılmasına karşı değilim. Nefsi müdafaada olunca ona şiddet demem, aklını kullanmak derim

- Gerçekle yüz yüze gelemeyecek kadar vatanseverlikle kör olmamalısınız. Yanlış yanlıştır, kimin söylediği önemli değil.

- Tarihi değiştirebilenler, ancak ve ancak insanın kendisi hakkındaki düşüncesini değiştirmeyi başarabilmiş olanlardır.

- Özgürlük için savaşmak için bir erkek olmanıza gerek yok. Tek yapmanız gereken aklı başında bir insan olmanızdır.

- Kimse sana özgürlüğünü vermez. Kimse sana eşitliği, adaleti ve başka hiçbir şeyi vermez. Eğer gerçekten adamsan, bunları kendin alırsın!

- Bir insan özgürlüğe doğru dürüst önem verdiğinde, güneşin altında, o özgürlüğü elde etmek için yapmayacağı hiçbir şey yoktur. Ne zaman birinin özgürlük istediğini söylediğini duyduğunuzda, ama sonraki nefesinde onu almak için ne yapmayacağını veya onu almak yolunda yapılmasına inanmadıklarını anlatacaksa, o kişi özgürlüğe inanmıyordur. Özgürlüğe inanan bir adam özgürlüğünü elde etmek veya onu muhafaza etmek için güneşin altında her şeyi yapacaktır.

- Huzuru özgürlükten ayıramazsınız, çünkü hiç kimse özgürlüğüne sahip olmadan huzur içinde olamaz.

- Özgürlüğe inanan bir dine inanıyorum. Halkım için mücadele etmeyi men eden bir dini kabullenecek olsaydım, o dinin canı cehenneme derdim.

- Özgürlüğü elde etmenin tek yolu dünyadaki diğer tüm ezilmiş halkları tanımaktan geçer: Brezilya, Venezüella, Haiti, Küba ve evet Küba halkının kan kardeşleriyiz bizler.

- Özgürlük için savaşmak için bir erkek olmanıza gerek yok. Tek yapmanız gereken aklı başında bir insan olmanızdır.

- Özgürlük savunmasındaki güç, zorbalık ve zulüm namına kullanılan güçten büyüktür. Çünkü güç, gerçek güç, bizim aksiyon, uzlaşmaz aksiyon üreten inancımızdan gelir.

- Demokrasi ikiyüzlülüktür. Eğer demokrasi özgürlükse neden bizim insanlarımız özgür değil. Eğer demokrasi adaletse neden biz adalete sahip değiliz. Eğer demokrasi eşitlikse neden biz eşitliğe sahip değiliz. Demokrasi ikiyüzlülüktür...

İlginizi çekeceğini düşündüğümüz Nazım Hikmet Sözleri adlı yazımıza göz atabilirsiniz.

Sevgili kullanıcılarımız, sizler için birbirinden Anlamlı Nazım Hikmet Sözleri bulduk, buluşturduk ve bir araya getirdik. İşte Nazım Hikmet Kısa ve Uzun Aşk Sözleri sizlerle;

Sevgili kullanıcılarımız, sizler için birbirinden Anlamlı Nazım Hikmet Sözleri bulduk, buluşturduk ve bir araya getirdik. İşte Nazım Hikmet Kısa ve Uzun Aşk Sözleri sizlerle.
- Gidenin arkasından gelen gideni bulacak mı zannediyorsun?

- Ellerine dokunmak isterim, dokunamam arkasından camın.

- Yazılarım otuz-kırk dilde basılır, Türkiye’mde Türkçemle yasak!

- Pişman değilim yaşadıklarımdan, öfkem belki de yaşayamadıklarımdan.

- Şair başarılı olmak için, yapıtlarında maddi yaşamı aydınlatmak zorundadır.

- Kelebek misalidir aşk; anlamayana ömrü günlük, anlayana bir ömürlük!

- Ve benim birden bire yüzünü değil, gözünü değil, sesini göresim geldi.

- Cebimde yoktu, yüreğimden verdim.

- Geçtim putların ormanından baltalayarak, ne de kolay yıkılıyorlardı.

- Hiçbir korkuya benzemez halkını satanın korkusu.

- İnsanların kanatları yok, insanların kanatları yüreklerinde…

- Sende ben; imkansızlığı seviyorum fakat; asla ümitsizliği değil…

- Yalnızlık insana çok şey öğretirmiş. Ama sen gitme, ben cahil kalayım.

- Dost uğrunda ölmek kolay, fakat uğrunda ölünecek dostu bulmak zordur…

- Ve bir gün ekler Nazım Hikmet mektubunun sonuna; herkese selam sana “HASRET”

- Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da, hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

- Kimselere anlatamadım. Kendime bile, ola ki ağzımdan kaçırır, bir daha tutamam seni.

- Ne acıdır insanın bildiğini anlatamaması. ‘Ben’ deyip susması, ‘sen’ deyip ağlamaklı kalması.

- Topraktan öğrenip kitapsız bilendir. Hoca Nasreddin gibi ağlayan, Bayburtlu Zihni gibi gülendir. Ferhad’dır. Kerem’dir. ve Keloğlan’dır.

- Ne kötüdür insanın aklıyla yüreği arasında çaresiz kalması. Ne kötüdür ona an kadar yakın, bir asır kadar uzak olması!

- Bahardı sevgilim bahardı ve bahtiyar olmak için toprakta, havada, suda her şey vardı sevgilim, her şey hazırdı, her şey vardı

- Yolunu beklerken daha dün gece, kaçıyorum bugün senden gizlice. Kalbime baktım da işte iyice; anladım ki sen de herkes gibisin!

- Ve aynı ihtirasla tekrar ediyorum yine. Onlar ki; toprakta karınca, su da balık, havada kuş kadar çokturlar. Korkak, cesur, cahil ve çocukturlar.

- Yapraklara dallara, yeşillere, allara, nice nice yıllara gülüm, nice nice yıllara. Yaprak dala, al yeşile yaraşır, gayri bundan böyle vermem seni ellere.

- Pişman değilim! Sadece dön bak arkana; ne için, nelerden vazgeçtin? Neler dururken, sen neyi seçtin.

- Aşk, bazen gitmekle kalmak arasında verdiğin en büyük savaştır. Sevmeyenin aklı, gerçekten sevenin kalbi kazanır bu savaşı.

- Yağmur yağıyordu boyuna. Sözü onlar alıp dediler ona: ”Daha pazar kurulmadı kurulacak. Esen rüzgâr durulmadı durulacak. Boynu daha vurulmadı vurulacak.”

- Benim kelime hazinem çok geniştir, derdim. Senin bir kelimene yetemedim; git, ne demekti sevgilim?

- Pişman değilim! Sadece dön bak arkana; ne için, nelerden vazgeçtin? Neler dururken, sen neyi seçtin…

- Bir gün bensizlik çalar kapını. Benli dünleri düşünür, avunursun. Sanma ki yalanlar içinde, ben gibi bir doğru bulursun.

- Seni seviyorum, ama nasıl, avuçlarımda camdan bir şey gibi kalbimi sıkıp parmaklarımı kanatarak kırasıya, çıldırasıya.

- Belki ben sana sevmeyi öğretemem, ama sen de bana, unutmayı öğretmezsin. Belki ben sana kavuşmayı öğretemem, ama sen de bana, ayrılığı öğretemezsin.

- Bir meltem olacak rüzgârım dahi kalmadı benim. Dağlara çarptım her esişimde. Yollara küfrettim her gidişinde.

- Boğazlanan bir çocuğun kanı gibi aktı zaman. Sonra resmen kapandı o fasıl, şimdi üçüncüden bahsediyor, Amerikan doları fakat gün ışıdı her şeye rağmen…

- Hani derler ya ben sensiz yaşayamam diye işte ben onlardan değilim ben sensiz de yaşarım; ama seninle bir başka yaşarım.

- Memleketim: Bedreddin, Sinan, Yunus Emre ve Sakarya, kurşun kubbeler ve fabrika bacaları benim o kendi kendinden bile gizleyerek sarkık bıyıkları altından gülen halkımın eseridir.

- Artık ne geri gelmeni beklerim ne de ben gelirim. Nasılsa ben bir şey kaybetmedim, sen bensizliği seçtin. Karar senin.

- Benim idealimdeki rejim olsa, ben de seni astırırdım. Sonra da darağacının altına oturup hüngür hüngür ağlardım! (Necip Fazıl’ın “Benim idealimdeki rejim olsa seni astırır, sonra da mezarını türbe yaptırırdım” Sözüne cevaben)

- Büyük insanlığın toprağında gölge yok, sokağında fener, penceresinde cam, ama umudu var büyük insanlığın, umutsuz yaşanmıyor.

- Artık şaşırtmıyor beni dostun kahpeliği, elimi sıkarken sapladığı bıçak. Nafile, artık kışkırtamıyor beni düşman.

- Benim idealimdeki rejim olsa, ben de seni astırırdım. Sonra da darağacının altına oturup hüngür hüngür ağlardım!

- Ne ben Sezarım, ne de sen Brütüssün. Ne ben sana kızarım ne de zatın zahmet edip bana kuşsun. Artık seninle biz, düşman bile değiliz.

- Büyük bir hayal kırıklığı yaşayıp ben artık kimseyi sevemem deme! Unutma ki, en güzel çiçekler mezarlıklarda yetişir.

- Kadınlarımızın yüzü acılarımızın kitabıdır. Acılarımız, ayıplarımız ve döktüğümüz kan karasabanlar gibi çizer kadınların yüzünü.

- Bazen önemli olmamalı gidecek olan ya da gelmeyen. Çünkü bazen, başlaman gerekir her şeye yeniden.

- Kim bilir; masalınızın kahramanı, başka bir hikâyenin figüranı olmaya gitmiştir belki de. Değer mi gitmesine, gitmezdi değmese.

- Her gelen sevmez ve hiçbir seven gitmez unutma. Bil ki; giden dönüyorsa sevdiğinden değil, kaybettiğindendir aslında!

- Korkma giderken ‘b’yi alıyorum, gerisini sana bırakıyorum. Ne de olsa sen bitirdin bizi. Öyleyse sende kalmalı ‘izi’.

İlginizi çekeceğini düşündüğümüz Necip Fazıl Kısakürek Sözleri adlı yazımıza göz atabilirsiniz.

Söz Ara